DAVANIN KONUSU: Bedensel zarar tazminatı ve manevi tazminat KARAR TARİHİ: 23/11/2021 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 14.518,09 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 207.350,18 TL sürekli sakatlık tazminatı olmak üzere toplam 221.868,27 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 15.000,00 TL manevi tazminatı davalılar ... Şirketi, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine hükmolunmuştur. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalılar ... ve ... Şirketi vekili...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2019/2730 KARAR NO: 2021/1752 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/04/2018 NUMARASI: 2015/500 (E) 2018/443 (K) DAVANIN KONUSU: Bedensel zarar tazminatı ve manevi tazminat KARAR TARİHİ: 23/11/2021 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 14.518,09 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 207.350,18 TL sürekli sakatlık tazminatı olmak üzere toplam 221.868,27 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 15.000,00 TL manevi tazminatı davalılar ... Şirketi, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine hükmolunmuştur. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalılar ... ve ... Şirketi vekili dilekçesinde özetle; olayda müvekkilinin kusuru bulunmadığını, asıl sorumlunun kazaya karışan diğer araç sürücüsü olduğunu; tespit edilen kusur oranını kabul etmemekle birlikte tüm zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmalarına ilişkin hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu; sağlık raporundaki maddi zarar kalemlerinin çok yüksek olduğunu, her ne kadar tedavi süresi 18 ayı bulabileceği söylenmiş ise de kesin bir süre verilmediğini; çalışma gücünde yaşandığı tespit edilen %17,2'lik kaybın davacının günlük hayatına, çalıştığı işe veya kazancına yansımadığını, davanın açıldığı tarihe kadar ne müvekkilinden ne de diğer davalılara karşı tazminat talebinde bulunmadıklarını; hükmedilen manevi tazminat talebinin hakkaniyete uymadığını; tüm maddi ve manevi tazminat yükümlülüğünün müvekkili üzerine bırakıldığını belirterek ilk derece mahkemesi hükmünün bozulması gerektiğini bildirmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi kapsamında ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı yapılan inceleme sonunda: Mahkemenin hükmüne esas aldığı İstanbul Teknik Üniversitesi Ulaştırma Ana bilim Dalı öğretim üyesinin 7/2/2017 tarihli raporunda, davalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı tanker ile davacının yolcu olarak bulunduğu dava dışı ... yönetimindeki ... plakalı kamyonetin kaza sırasındaki konumları ve adları geçen sürücülerin davranışları irdelenerek, davalı sürücü ... ile dava dışı ... 'un olayın meydana gelmesindeki kusur oranlarının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasındaki nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığı anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yete...