İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/11/2018 tarih ve 2018/669 Esas, 2018/1192 Karar sayılı karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmış olmakla, raportör hakim tarafından okunan rapor dinlendi, dosyada bilgi ve belgeler değerlendirilerek gereği düşünüldü: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalı şirketin asıl borçlu, davalının ise, kefili olduğu genel kredi sözleşmesinin ödenmeyen borcun tahsili için başlattıkları takipte, davalı yanın kısmen yaptığı ödemeye rağmen sehven ibra belgesi verildiğini, ödeme iddiasına dayalı itirazın iptalini istemiştir. Davalılar vekili; borçlarının bulunmadığını, yapılan ödeme karşılığında 30/03/2018 tarihli ibraname verildiğini, TBK 132. Maddesine göre ibra ile borcun ortadan kalktığını ve davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; davanın genel kredi sözleşmesine dayalı olarak davacı...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/534 KARAR NO : 2021/1606 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2018 NUMARASI : 2018/669 Esas, 2018/1192 Karar DAVANIN KONUSU : Kayıt Kabul KARAR TARİHİ : 11/11/2021 KARAR YZM TARİHİ : 11/11/2021 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/11/2018 tarih ve 2018/669 Esas, 2018/1192 Karar sayılı karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmış olmakla, raportör hakim tarafından okunan rapor dinlendi, dosyada bilgi ve belgeler değerlendirilerek gereği düşünüldü: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalı şirketin asıl borçlu, davalının ise, kefili olduğu genel kredi sözleşmesinin ödenmeyen borcun tahsili için başlattıkları takipte, davalı yanın kısmen yaptığı ödemeye rağmen sehven ibra belgesi verildiğini, ödeme iddiasına dayalı itirazın iptalini istemiştir. Davalılar vekili; borçlarının bulunmadığını, yapılan ödeme karşılığında 30/03/2018 tarihli ibraname verildiğini, TBK 132. Maddesine göre ibra ile borcun ortadan kalktığını ve davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; davanın genel kredi sözleşmesine dayalı olarak davacı bankanın yapmış olduğu takibe itirazın iptali olduğu, taraflar arasında yapılan ibra s özleşmesine göre davacı bankanın davalılardan alacağının olmadığını ve alacağını tahsil ettiğini belirttiğini, mevcut durum itibariyle TBK 132. Maddesine göre, ibra sözleşmesi ile borç tamamen ortadan kaldırıldığından, davanın reddi ile İİK 67/2 maddesindeki şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekili; 30/03/2018 tarihinde yapılan kısmi ödeme ile hataen dosya kapama ve bilgilendirme belgesinin borçlulara verildiğini, ancak dava dışı müvekkili banka müşterisi olan ... ŞTİ'nin hesabına yatırılacak paranın davalı şirket hesabına yatırıldığından bakiye borcun tahsil edilen kadar görüldüğünü, kayıtlardaki hata nedeni ile de borcun kapandığı inancı ile ibra belgesinin verildiğini, ibra sözleşmesinin esaslı hata nedeni ile geçersiz olduğunu, mahkemenin bu hususun açıklanmasına rağmen araştırmadan karar verdiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. Dava; genel kredi sözleşmesine dayalı ödenmeyen borcun tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Alacaklının alacak hakkından vazgeçmesine ve bu suretle borçlunun borçtan kurtarılmasına ilişkin kurulan akde ibra sözleşmesi denir. Alacak hakkı alacaklının tek taraflı bir vazgeçme beyanı ile sona ermez (Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, sh.985). İbr...