Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı firma arasında yapılan sözleşme kapsamında firmanın ürünlerini satmak üzere bayi ve yetkili merkez sözleşmesi imzalayan firma, daha sonra bu işlere vakit ayırmamakla hem firmanın satışını engellemiş hem de bir süre sonra haksız fesih yaparak tek taraflı olarak sözleşmesi fesih ettiğini, ürettiği ürünü Türkiye geneli satması ve belirli adette firmanın alması, bu konuyla ilgili satış sistemi kurması için vermiş olduğu yetkiye amacı doğrultusundan kullanmadığını, dolayısıyla firmanın maddi ve manevi zarar gördüğünü, hem satış yapamadığını, hem satışın engellendiğini hem pazara karşı imajın bozulduğunu, sözleşmenin tek taraflı feshinin kaynaklanan zararın telafisinin tespit...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/543 Esas KARAR NO: 2021/1212 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/09/2017 NUMARASI: 2014/888 E. - 2017/724 K. DAVANIN KONUSU: Sözleşmenin İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/10/2021 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı firma arasında yapılan sözleşme kapsamında firmanın ürünlerini satmak üzere bayi ve yetkili merkez sözleşmesi imzalayan firma, daha sonra bu işlere vakit ayırmamakla hem firmanın satışını engellemiş hem de bir süre sonra haksız fesih yaparak tek taraflı olarak sözleşmesi fesih ettiğini, ürettiği ürünü Türkiye geneli satması ve belirli adette firmanın alması, bu konuyla ilgili satış sistemi kurması için vermiş olduğu yetkiye amacı doğrultusundan kullanmadığını, dolayısıyla firmanın maddi ve manevi zarar gördüğünü, hem satış yapamadığını, hem satışın engellendiğini hem pazara karşı imajın bozulduğunu, sözleşmenin tek taraflı feshinin kaynaklanan zararın telafisinin tespit edilerek karşılanmasını, sözleşmede yazan ve tahsil edilemeyen alacak kalanının ödenmesini, bayinin satış yapmayarak firmaya vermiş olduğu ticari zararın karşılanmasını, davanın kabulü ile davalıdan sözleşmede yazan alacak hakları hesaplanarak tarafına ödenmesinin sağlanmasına yönelik karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 2011 yılında satış ortaklığı sözleşmesi yapıldığını, davalı yan ile sözleşmeyi davalı yan bizzat kendisi hazırladığını, davalı yan artniyetli olarak hazırlamış olduğu sözleşmeye hiçbir tarih atmadığını, ne sözleşmenin bitim tarihi ne sözleşmenin başlangıç tarihi ne de sözleşmenin imzalandığı tarihi atmadığını, müvekkil ile davalı yan yetkileri tanıdık olduklarından dolayı da müvekkil tarafından bu hususlara hiç dikkat edilmediğini, sözlemenin imzalandığı tarihte müvekkil nam ve hesabına ... tarafından 105,000 TL ödeme yapıldığını, kaldı ki bu ödemenin yapıldığı anılan sözleşmenin özel şartlar bölümünün 1.maddesinde açıkça belirtildiğini, ayrıca müvekkil tarafından geri kalan ödemelerde yapıldığını, ayrıca 2011 yılında yapılacak olana ödemeye karşılıkta teminat olarak davalı şirket tarafından müvekkile 300.000,00 TL bedelli senet verildiğini, müvekkil tarafından toplam ödenen miktar 280.272,00 TL ödeme yapıldığını, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "Davacı tarafça dosya kapsamına sunulan 21/10/2011 tarihli 53.000,00 TL bedelli irsaliyeli faturanın 100 adet ısı cihazına ilişkin olduğu ve teslim alan kısmının imzalı bulunduğu, 19/12/2011 tarihli irsaliyeli faturanın ise 300 adet kablolu ısı cih...