DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 24/06/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili, müvekkilinin taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklanan 273.465,82 TL alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili takibin kötü niyetli olduğunu davacının taraflar arasındaki bayilik ilişkisini haksız yere feshetmesi nedeniyle müvekkili tarafından davacı aleyhine açılan tazminat davasının İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/68 Esas sırasında derdest olduğunu, usul ekonomisi bakımından her iki davanın...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2020/483 Esas KARAR NO: 2020/1119 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/09/2016 NUMARASI: 2014/1291 E. - 2016/648 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 24/06/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili, müvekkilinin taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklanan 273.465,82 TL alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili takibin kötü niyetli olduğunu davacının taraflar arasındaki bayilik ilişkisini haksız yere feshetmesi nedeniyle müvekkili tarafından davacı aleyhine açılan tazminat davasının İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/68 Esas sırasında derdest olduğunu, usul ekonomisi bakımından her iki davanın birleştirilmesi gerektiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı bildirerek davanın reddini ve % 20 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptaline , takibin 142.448,22 TL üzerinden işleyecek faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin taleple alacağın çekişmeli olup hesaplama gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İş bu dava başlangıçta Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olup, davalı vekilinin mahkemenin yetkisine itirazda bulunduğu, daha sonra Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasının İstanbul Anadolu 10.Asliye Ticaret Mahkemesine devredildiği, İstanbul Anadolu 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/662 Esas sırasına kayıtlı iş bu davanın 18.06.2014 günlü celsesinde davacı vekilinin davalının mahkemenin yetkisine yönelik itirazı kabul ettiği yönünde beyanda bulunduğu bunun üzerine mahkemece İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine yetkisizlik kararı verildiği, süresi içerisinde davacı vekilince tahrik dilekçesi verildiği ve yargılamaya İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesinde devam edildiği, dosyanın incelenmesinden anlaşılmıştır. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalı yanın 2011 yılı ticari defterlerinin kapanış tasdikinin bulunmadığını bu nedenle usulüne uygun olarak tutulmuş müvekkilinin ticari defterlerinin dikkate alınması ve müvekkilinin defterlerinde gözüken miktarda alacağa hükmedilmesi gerektiğini, yine taraflar arasında akdi bir ilişki olması nedeniyle ispat külfetinin davalıda olduğunu bildirmiştir. Davalı vekili istinaf sebebi olarak, müvekkilinin ticari defterlerinin davacı lehine delil olarak kabul edilmesinin ve hükme esas alınmasını...