İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/04/2021 tarihli, 2010/461 esas sayılı ara karar dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : DAVA : Davalılar vekili ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde özetle; davacı tarafın dayandığı ve taraflarınca karar düzeltme yoluna başvurulan mahkeme kararının henüz kesinleşmediğini, davanın derdest olduğunu, kararın "ilam" niteliğinde olmasının mümkün olmadığını, menfi tespit kararlarının kesinleşmeden icra edilemeyeceğini, mahkemece kesinleşmesi bekletici mesele yapılan Manisa 1 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/401 Esas sayılı kararı kesinleşmediğinden İİK'nın 259/2 maddesinin uygulanması gerektiğini, mahkemenin söz konusu ara kararının İİK'nın...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2021/946 KARAR NO : 2021/803 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/04/2021 tarihli ara karar NUMARASI : 2010/461 Esas TALEP KONUSU : İhtiyati Hacze İtiraz KARAR TARİHİ : 16/09/2021 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/09/2021 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/04/2021 tarihli, 2010/461 esas sayılı ara karar dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : DAVA : Davalılar vekili ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde özetle; davacı tarafın dayandığı ve taraflarınca karar düzeltme yoluna başvurulan mahkeme kararının henüz kesinleşmediğini, davanın derdest olduğunu, kararın "ilam" niteliğinde olmasının mümkün olmadığını, menfi tespit kararlarının kesinleşmeden icra edilemeyeceğini, mahkemece kesinleşmesi bekletici mesele yapılan Manisa 1 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/401 Esas sayılı kararı kesinleşmediğinden İİK'nın 259/2 maddesinin uygulanması gerektiğini, mahkemenin söz konusu ara kararının İİK'nın 260. maddesinin 2 ve 3. fıkralarına aykırı olduğunu, mahkemece ilgili maddenin 3. fıkrasında belirtilen "haciz konulmasının sebebinin' belirtilmediğini, dava konusu alacağın bedelsiz senede ilişkin olduğunu, Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından aleyhlerine karar verilmiş olsa dahi olağanüstü kanun yollarına başvuru haklarının saklı olduğunu, buradan da sonuç alınmazsa Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapılacağını, ihtiyati haciz kararının çok uzun yıllar müvekkilleri aleyhine haksız olarak şerh olarak kalacağını, davacı vekilinin 600.000 USD alacak ve 31.800 USD çekten kaynaklı diğer alacakları toplamı 631.000 USD'nin karşılığı 998.938,98 TL iken hatalı olarak 1.058.517,72 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka ve hakkaniyet aykırı olduğunu, ara kararının İzmir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2021/2394 sayılı dosyasında işleme konduğunu belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise ihtiyati haciz kararının % 15 teminat alınarak verilmesi yönünde değiştirilmesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP : Davacı vekili itiraza karşı cevap dilekçesinde özetle; kararda kesinleşmeyen hususun icra inkar tazminatı olduğunu, menfi tespit kararının maddi anlamda kesinleştiğini, kararın şekli anlamda kesinleşmesi ile maddi anlamda kesinleşmesinin birbirinden farklı olduğunu, ihtiyati haciz kararının İİK'nın 259/2 maddesine uygun olduğunu, davacıların mal kaçırma ve bunu gizleme yolunda çabalarının bulunduğunu, ihtiyati haciz kararı üzerine kaçırabildikleri tüm mallarını kaçırdıklarını, çek keşidecisi ....'den intikal eden tüm taşınmazların davalılar tarafından kurulan .... Ltd. Şti.'ye devredildiğini...