İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 6102 sayılı TTK.nun 531.maddesi hükmü uyarınca davalı anonim şirketin feshini taleple dava açmış, davalı tarafın bugüne değinki uzlaşmaz, bilgi ve belge saklayan, müvekkilinin hakkını vermeye yönelik hiçbir girişimde bulunmayan tutumu karşısında müvekkilinin pay sahibi olduğu şirketlerinin değerlerinin sistematik yöntemlerle hakim ortak tarafından yargılama süreci içerisinde düşürülebileceğini, davalı şirketin en büyük ekonomik değere sahip varlıklarının kurulu gücü rüzgar enerji santralleri ile sahip olduğu lisanslar ve bunların şerefiye bedelleri olduğunu, bu varlıkların herhangi bir şekilde elden çıkartılması, üçüncü kişilere muvazaalı yollarla devri, kullandırılması gibi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/801 KARAR NO : 2020/628 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİH: 25/02/2020 (Ara karar) NUMARASI : 2020/16 TALEP: Şirkete Denetim Kayyımı Atanması KARAR TARİHİ : 18/06/2020 İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 6102 sayılı TTK.nun 531.maddesi hükmü uyarınca davalı anonim şirketin feshini taleple dava açmış, davalı tarafın bugüne değinki uzlaşmaz, bilgi ve belge saklayan, müvekkilinin hakkını vermeye yönelik hiçbir girişimde bulunmayan tutumu karşısında müvekkilinin pay sahibi olduğu şirketlerinin değerlerinin sistematik yöntemlerle hakim ortak tarafından yargılama süreci içerisinde düşürülebileceğini, davalı şirketin en büyük ekonomik değere sahip varlıklarının kurulu gücü rüzgar enerji santralleri ile sahip olduğu lisanslar ve bunların şerefiye bedelleri olduğunu, bu varlıkların herhangi bir şekilde elden çıkartılması, üçüncü kişilere muvazaalı yollarla devri, kullandırılması gibi müvekkilinin paylarının değerini azaltacak eylemlerin davalı şirketten bugüne değin dışlanmış olan müvekkili tarafından tespitinin, engellenmesinin de mümkün olmadığını iddia ederek davalı şirkete yargılama süresince görev yapmak, şirketin iş ve işleyişini denetleyerek düzenli olarak rapor vermek üzere denetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 25/02/2020 tarih ve 2020/16 Esas sayılı ara kararında; "Davacının davalı şirkete denetim kayyımı atanması talebinin dosyaya sunulan deliller itibariyle HMK 390/3 maddesindeki koşullar oluşmadığı..."gerekçesi ile, '' Denetim kayyımı atanması talebinin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; Müvekkili ile davaya konu şirketin, onun hakim şirketi olan ... ve bu şirketin de bağlı olduğu ....Anonim Şirketi'nin hakimi konumunda olan ... ailesi ile uzun yıllara sari bir hukukunun bulunduğunu ve bu hukuka dayanarak rüzgar enerjisi sektöründe ... ailesi ile ortaklık yaptığını, ortaklığın başlangıcından bugüne kadar müvekkilinin mali ve idari hakları sürekli olarak ihlal edildiğini, 2007 senesinden bugüne kadar; Türkiye'nin rüzgar enerjisi sektörünün en az %7 payına sahip bir grubun ortağı olan müvekkili tek bir kuruş dahi kar elde edemediğini, bunun yanı sıra ortaklık hukukunun başlangıcı olan ve dava dilekçesinde ayrıntıları izah edilen Ön Sözleşme'den doğan mali haklarına tam anlamıyla kavuşamadığını, ortağı olduğu şirketlerin sürekli ya zararda ya da kar etmemiş durumda gösterildiğini, müvekkilinin şirket iş ve işleyişini denetlemesi, yönetim süreçlerine katılmasının çeşitli yollarl...