Bilindiği üzere, ilişkili kişilerden alınan borçlar, hesap dönemi içinde, hesap dönemi başındaki bilançoda yer alan öz sermayenin üç katını aşması durumunda, aşan kısım örtülü sermaye olarak değerlendirilecektir. Örtülü sermayeye isabet eden faizler ve kur farkları da kanunen kabul edilmeyen giderler olacaktır. Örtülü sermayeyi düzenleyen K.V.K.unun 12i'nci maddesinde, hangi durumlarda, ilişkili şirketler arasındaki borçlanmaların örtülü sermaye sayılmayacağına ilişkin hükümler yer almaktadır. Yazımızda; mali yeterliliğe sahip, kolay borçlanma imkanları olan şirketlerin, tedarik ettiği kredileri, ilişkili şirketlere ayni şartlarda devretmeleri halinde, örtülü sermaye sayılmayacağına ilişkin açıklamaların yanında, bir ispat vasıtası olarak, her iki şirketin yasal defter kayıtlarında yapılması gereken muhasebe kayıtları, örnek olay üzerinden somutlaştırılmıştır.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.