İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin pay sahibi olduğu davalı şirketin uzun bir süredir kar dağıtımında bulunmaması dolayısıyla kar'ın bilirkişi marifetiyle tespit edilerek, bunun mümkün olmaması halinde ise kanuni yükümlülüklerini ihlal ederek müvekkiline doğrudan zarara uğramasına sebebiyet veren davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu temelinde oluşan zararın tazminine karar verilmesini, aslında davalı ... AŞ'nin istikrarlı bir şekilde kar etmesi ve kar dağıtmama yönünde haklı bir gerekçe bulunmamasına rağmen kar dağıtımında bulunmadığını, müvekkilinin sermaye payına karşılık gelen toplam kar alacağının kesin olarak belirlenmesi sebebiyle şimdilik 100.000,00 TL nin ticari avans faizi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2017/1075 Esas KARAR NO : 2018/589 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2016/286 Esas 2017/743 Karar TARİH : 21/09/2017 DAVA : Alacak KARAR TARİHİ: 13/06/2018 İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin pay sahibi olduğu davalı şirketin uzun bir süredir kar dağıtımında bulunmaması dolayısıyla kar'ın bilirkişi marifetiyle tespit edilerek, bunun mümkün olmaması halinde ise kanuni yükümlülüklerini ihlal ederek müvekkiline doğrudan zarara uğramasına sebebiyet veren davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu temelinde oluşan zararın tazminine karar verilmesini, aslında davalı ... AŞ'nin istikrarlı bir şekilde kar etmesi ve kar dağıtmama yönünde haklı bir gerekçe bulunmamasına rağmen kar dağıtımında bulunmadığını, müvekkilinin sermaye payına karşılık gelen toplam kar alacağının kesin olarak belirlenmesi sebebiyle şimdilik 100.000,00 TL nin ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yönetim kurulu üyelerinin yükümlülüklerini ihlal etmeleri dolayısıyla bu alacaklarının, yönetim kurulu üyelerinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, kar payının alacağına ilişkin davada davacının da ortağı bulunduğu davalı şirket haricinde diğer davalı müvekkillerinin pasif dava ehliyeti bulunmadığını, kar payı tahsili iddiasına ilişkin davaların şirket ortaklarına veya yönetim kuruluna karşı yöneltilemeyeceği, ancak şirkete karşı açılabileceği, şirkete ait tüm genel kurul tutanaklarının incelendiğinde davacının her Genel Kurula katılarak Genel Kurul gündeminde olan maddelere onay verdiğinin görüleceğini, Genel Kurullarda davacının da oyuyla da yönetim kurulu üyelerinin tek tek ibra edildiğinin karara bağlandığını, bu kararların kesinleştiğini, ayrıca bilanço ve kar/zarar hesaplarının da okunarak oy birliğiyle ibra edildiğini, ayrıca davanın haksız ve mesnetsiz açıldığından reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 21/09/2017 tarih 2016/286 Esas 2017/743 sayılı kararında; "davacı şirketin davalı ... AŞ'nin hissedarı olduğu ve davaya konu Genel Kurul Toplantılarında alınan kararlara davacı şirketin de katıldığı ve yapılan oylama sonucunda bilanço ve kar/zarar hesaplarının oy birliğiyle tasdik edildiği, ayrıca yönetim kurul üyelerinin her biri kendi ibralarında sahibi oldukları paylardan doğan bu haklarını kullanmayarak toplantıya katılan diğer ortakların oy birliğiyle ayrı ayrı ibra edildiği, davacı şirket tarafından alınan kararlara verilmiş bir muhalefet şerhinin de mevcut olmadığı ve Genel Kurullarda alınan kararl...