DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 28/05/2018 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin abonesi olduğu davalının, her ay kullanılan elektrik tüketim miktarına karşı tahakkuk ettirdiği faturalarda hizmet bedeli karşılığı olmayan K/K bedeli, dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli, iletim bedeli vb. adlar altında haksız ve hukuka aykırı bedeller alındığını, enerjinin nakli sırasında meydana gelen kayıp ile başka kişiler tarafından hırsızlanmak suretiyle kullanılan elektrik bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığını, haksız ve kanuna aykırı olarak alınmış bu bedellerin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2018/1122 KARAR NO : 2018/669 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2017 NUMARASI : 2016/243 E - 2017/1215 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 28/05/2018 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin abonesi olduğu davalının, her ay kullanılan elektrik tüketim miktarına karşı tahakkuk ettirdiği faturalarda hizmet bedeli karşılığı olmayan K/K bedeli, dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli, iletim bedeli vb. adlar altında haksız ve hukuka aykırı bedeller alındığını, enerjinin nakli sırasında meydana gelen kayıp ile başka kişiler tarafından hırsızlanmak suretiyle kullanılan elektrik bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığını, haksız ve kanuna aykırı olarak alınmış bu bedellerin fazlaya ilişkin kısmı saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL yasal faizi ile birlikte iadesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yargı yolunun caiz olmadığını, davacının kısmi ya da belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar olmadığını, kayıp kaçak bedelinin ulusal tarife adı altında EPDK tarafından belirlenerek uygulandığını, lisans sahibi şirketler açısından yasal zorunluluk bulunduğunu, belirterek davanın reddini beyan etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmasının en önemli referansının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/7-2454 E. ve Karar 2014/679 sayılı 21.05.2014 tarihli kararı olduğu ancak dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanunun 21. maddesi ile değişik 6446 sayılı Kanunun 17/10. maddesine göre kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak açılan davalarda mahkemelerin yetkisinin bu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, alınan bilirkişi raporunda da tahsil edilen bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygun yapıldığının tespit edildiği, bu sebeplerle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiş ve son olarak dava açıldığı tarihteki haklılık durumu gözetilerek yargılama giderleri davalının üzerine bırakılmış, davacı lehine 1.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Karara karşı davalı ve davacı vekillerince süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olduğu görülmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6719 sayılı Kanunun birbiriyle çelişen kararlara son vermek amacıyla çıkartıldığını, geçmişe yürütülmenin söz konusu olmadığını, mevzuatta bu kalemlerin zaten tüketiciye yansıtılması gerektiğini, ancak yerel mahkemenin dava açılmasında hiçbir kusuru olmamasına rağmen davalı aleyhine açılmış b...