Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün 2014/10850 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlandığını, takibe konu senede ilişkin olarak müvekkilinin, herhangi bir borcu olmamasına karşın icra tehdidi nedeniyle davalı ve diğer alacaklılar ile anlaşma yapmak zorunda kaldığını, anlaşma uyarınca davalıya ödeme yapılarak ibraname alındığını, davalının müvekkiline ibraname vermesinden sonra takibe devam ederek müvekkilinin hesaplarına haciz koydurduğunu ileri sürerek takip uyarınca davalıya borçlu olunmadığının tespitine, davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava...
T.C. TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ T.C. TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2021/429 KARAR NO : 2021/578 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/11/2020 NUMARASI : 2015/472 Esas-2020/367 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... -... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 06/04/2021 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/04/2021 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün 2014/10850 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlandığını, takibe konu senede ilişkin olarak müvekkilinin, herhangi bir borcu olmamasına karşın icra tehdidi nedeniyle davalı ve diğer alacaklılar ile anlaşma yapmak zorunda kaldığını, anlaşma uyarınca davalıya ödeme yapılarak ibraname alındığını, davalının müvekkiline ibraname vermesinden sonra takibe devam ederek müvekkilinin hesaplarına haciz koydurduğunu ileri sürerek takip uyarınca davalıya borçlu olunmadığının tespitine, davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki ve göreve ilişkin itirazlarının bulunduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen ibranamenin taraflar arasında imzalanan protokol ile bağlantısının olduğunu, protokol hükümlerininin yerine getirilmediğini, icra vekalet ücretine ilişkin protokolde hüküm bulunmadığını, bu nedenle takibin vekalet ücreti yönünden devam edeceğini, ibranamedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını savunarak davanın reddiyle davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; "İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/895 Esas - 2017/84 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı ile dava konusu 16/01/2009 tanzim, 01/09/2013 ödeme tarihli keşidecisi davacı şirket, lehtarı .......i A.Ş. Olan, 1.000.000,00 TL bedelli bonoya istinaden başlatılan İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün 2014/10850 Esas Sayılı icra takibine yönelik, 09/06/2014 tarihli ibranamede dosya davalısı adına atılı imzanın davalının eli ürünü olduğu, ibranamenin geçerli olduğu ve davacının söz konusu bono sebebi ile davalıya hiç bir borcu kalmadığı, davalı tarafından tamamen ibra edildiği sübut bulmuş ve bu nedenle davanın kabulü gerekmiştir. Davacının kötü niyet tazminatı talebinin değerlendirilmesi yönünden yapılan değerlendirmede ise; davalı taraf davacıyı ibra etmiş olmakla davacıdan alacağı olmadığını bilmekte ve buna rağmen İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün 2014/10850 Esas Sayılı icra dosyası ile davacı aleyhinde takip ...