Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :Asıl dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi uyarınca borçlu olunmadığının tespiti ve maddi zararın tazmini istemine, birleşen dava ise eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur. Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında müvekkili işyerinin kapsamlı tadilatı işi için 02/10/2014 tarihli sözleşme akdedildiğini, sözleşme uyarınca 6 adet senet düzenlendiğini, ancak davalının sözleşmeye uygun...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1926 KARAR NO : 2021/715 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/04/2018 NUMARASI: 2015/517 Esas, 2018/310 Karar KARAR TARİHİ: 05/04/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :Asıl dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi uyarınca borçlu olunmadığının tespiti ve maddi zararın tazmini istemine, birleşen dava ise eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur. Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında müvekkili işyerinin kapsamlı tadilatı işi için 02/10/2014 tarihli sözleşme akdedildiğini, sözleşme uyarınca 6 adet senet düzenlendiğini, ancak davalının sözleşmeye uygun davranmadığını, işin 115 gün geciktiğini, ayrıca sözleşmede belirtilen kalitede ve sözleşmeye uygun tadilat yapılmadığını, müvekkiline herhangi bir bilgi de verilmediğini, müvekkilinin işyeri açılışını bu nedenle geç yaptığını ve 05/03/2015 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini, davalı tarafça mahkemeden tespit talebinde bulunulduğunu ve aylar sonra keşif yapıldığını, ancak bir kısım eksikliklerin müvekkilince tamamlanmış olduğunu, keşif tarihinde dahi aksaklıkların bulunduğunu, müvekkilinin halen dahi eksikliklerin tamamlanması için uğraştığını, davalının 08/05/2015 tarihinde müvekkiline 318.896,00 TL bedelli fatura gönderdiğini, faturaya yasal sürede itiraz edildiğini, davalının aldığı senetlere ilişkin ihtiyati haciz yoluna gittiğini ve 30.000,00 TL bedelli senedin ödendiğini, bu gecikme nedeniyle müvekkilinin 75.000,00 TL kira ödemesi nedeniyle zararı olduğunu, ayrıca işyerinin faaliyette olmaması nedeniyle 345.000,00 TL zararı olduğunu, müvekkilinin kendi imkanları ile 28.800,00 TL harcama yaptığını, ayrıca işin yapılması için davalı şirket hissedarlarına toplam 60.000,00 TL ödeme yapıldığını, yine müvekkilinin 5.226,00 TLlik elektrik faturasının da davalının kusurundan kaynaklandığını ileri sürerek, müvekkilinin 10/01/2015, 14/02/2015, 21/02/2015 ve 14/03/2015 tarihli teminat senetleri ile 02/10/2014 tarihli sözleşme uyarınca davalıya borçlu olmadığının tespitine, İstanbul 24.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine konu senetlerine iptaline, 50.000,00 TL maddi tazminatın fesih tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili, sözleşmeye konu senetlerin teminat senedi değil borç senedi olduğunu, geç teslim iddiasının asılsız olduğunu, zira müvekkiline ilk ödemenin ancak 14/10/2014 tarihinde...