İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacının muris... oğlu ve mirasçısı olduğunu, murisin ölümünden önce 1950'li yıllarda davalı bankanın tedavüle konulan hisse senetlerinden bir adedini satın aldığını, bu nedenle pay sahibi defterinin 2145 no'sunda kayıtlığı olduğunu, yaptıkları araştırmada 31/12/2014 tarihine kadar kaydileştirilmeyen hisse senetleri sahiplerinin ortaklıklarının sone erdiğini öğrendiklerini, davalı bankanın hisse senetlerinin izlenmeye başladığı tarih olan 2007 yılından 2014 sonuna kadar senetlere ulaşması konusunda bir işlem yapmadığı, nüfus kayıt örneklerinden pay sahiplerine ulaşmanın kolayca mümkün olduğu, murisin ortaklık hakkının kaybettirilmesinin Medeni Kanunda açıklanan dürüstlük...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/715 Esas KARAR NO : 2019/488 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2017/1033 Esas 2018/132 Karar TARİH : 07/02/2018 DAVA : Anonim Şirket Ortaklığının Tespiti KARAR TARİHİ: 03/04/2019 İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacının muris... oğlu ve mirasçısı olduğunu, murisin ölümünden önce 1950'li yıllarda davalı bankanın tedavüle konulan hisse senetlerinden bir adedini satın aldığını, bu nedenle pay sahibi defterinin 2145 no'sunda kayıtlığı olduğunu, yaptıkları araştırmada 31/12/2014 tarihine kadar kaydileştirilmeyen hisse senetleri sahiplerinin ortaklıklarının sone erdiğini öğrendiklerini, davalı bankanın hisse senetlerinin izlenmeye başladığı tarih olan 2007 yılından 2014 sonuna kadar senetlere ulaşması konusunda bir işlem yapmadığı, nüfus kayıt örneklerinden pay sahiplerine ulaşmanın kolayca mümkün olduğu, murisin ortaklık hakkının kaybettirilmesinin Medeni Kanunda açıklanan dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek, davacının davalı şirketin pay sahipleri defterinin 2145 no'sunda kayıtlı muris .... mirasçısı olarak ortak olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davanın İstanbul Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davacının murisi tarafından alınmış 1 TL numune değerli hissenin bulunduğunu, 2499 sayılı SPK'nun 4487 sayılı yasa ile eklenen hüküm gereği, sermaye piyasası araçları ve bunlara ilişkin hakların MKK tarafından izlendiğini, yasa hükmü gereği izlemenin başladığı tarihten 7 yıl sonrasına kadar teslim edilmeyen hisse senetlerinin ihraççıya kanunen intikal ettiğini, buna göre yasal mevzuat gereği davacının murisi adına kayıtlı hissenin kaydileştirilmemesi nedeniyle YTM'ye intikal edip murisin ortaklık hakkının sona erdiğini, yasal bir zorunluk bulunmamasına rağmen Kamu Aydınlatma Platformunda ve Ulusal Gazetelerde kaydileştirme için duyurular yapıldığını, işlemlerin yasal mevzuata uygun yapıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 07/02/2018 tarih 2017/1033 Esas 2018/132 sayılı kararında;"Somut davada pay sahibi, davacının murisi olup, davacı mirasçı sıfatına bağlı olarak davalı bankanın ortağı olduğunun tespitini talep etmektedir. Dosya içinde bir örneği bulunan veraset ilamından davacıdan başka mirasçıların olduğu bellidir. Davaya dayanak teşkil eden hisse muris adına kayıtlı olduğuna göre hisse üzerinde el birliği mülkiyeti söz konusudur. Yukarıda açıklanan kurallar ışığında davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması zorunlu olduğu davacının tek başına ve kendi payına yönelik olarak davalı bankanın ortağı olduğunun tespiti is...