DAVANIN KONUSU: Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 17/03/2022 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin fatura alacağını davalıdan tahsil edemediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacı tarafından iddia edildiği gibi müvekkil şirketin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/563 Esas KARAR NO: 2022/433 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/11/2019 NUMARASI: 2018/398 Esas 2019/1303 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 17/03/2022 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin fatura alacağını davalıdan tahsil edemediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacı tarafından iddia edildiği gibi müvekkil şirketin kötü niyetli olmadığını, alacağın ödenip, ödenmediğini dahi kontrol etme basiretini göstermeksizin icra takibi başlatan, yapılan İtiraza rağmen bununla yetinmeyerek İtirazın İptali davası açan davacının basiretli davrandığı veya iyi niyetli olduğunun iddia edilemeyeceğini, alacaklının haberdar edilmeden icra dosyasına ait Borcun Borçlu tarafından takipten önce ödenmesi halinde Takip masrafı, faiz ve vekâlet ücretinden sorumlu olunacağına dair Yargıtay içtihadının örnek alınmasının iki noktada hatalı olduğunu, bunlardan birincisinin, müvekkil şirket tarafından İcraya konu edildikten sonra veya bir Mahkeme kararına konu bir borcun haber verilmeksizin ödenmiş olmadığını, davaya konu borç/alacak ilişkisinin ticari ilişkiden kaynaklanan bir Alacak/Borç olup, takip Tarihinden birkaç ay öncesinde ödendiğini, İkicisinin ise takipten önce itfa edilmesine rağmen yargısal işlemlere devam eden alacaklının muamele sorumluluğunu karşı tarafa yüklenmesi gerektiği ile bu yönde Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin kararı olduğuna ilişkin açıklamasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş ve davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 12/11/2019 tarih ve 2018/398 Esas - 2019/1303 Karar sayılı kararında; "...Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilme...