Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : ... ait .... plaka sayılı aracın 3403.01937884 numaralı poliçesiyle davacı şirket tarafından sigortalandığını, sigortalının beyanına, olay anında tutulan tutanağa ve ekspertiz raporuna göre 18/04/2010 tarihinde davalı şirkete ait otelin park bölümünde bulunan alüminyum doğrama ve cam setin yıkıldığını, otelin çatısının yıkılmasında davalının özen eksikliğinin bulunduğunu, sigortalı araçta yapılan ekspertiz çalışmasına göre davalıların kusuruna tekabül eden 7.129,74 TL'lik hasarın ortaya çıktığını, ortaya çıkan zararın müvekkilim şirket tarafından dava dışı sigortalı ... yatırıldığını, ödenen bu hasar bedeli dolayısıyla davalıdan kusur tazminat alacağının doğduğunu, borçluya borcunu ödemesi için müvekkili...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F MAHKEMESİ K A R A R I DOSYA NO: 2017/1970 KARAR NO : 2019/452 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/02/2017 NUMARASI : 2016/47 E. - 2017/144 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/03/2019 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : ... ait .... plaka sayılı aracın 3403.01937884 numaralı poliçesiyle davacı şirket tarafından sigortalandığını, sigortalının beyanına, olay anında tutulan tutanağa ve ekspertiz raporuna göre 18/04/2010 tarihinde davalı şirkete ait otelin park bölümünde bulunan alüminyum doğrama ve cam setin yıkıldığını, otelin çatısının yıkılmasında davalının özen eksikliğinin bulunduğunu, sigortalı araçta yapılan ekspertiz çalışmasına göre davalıların kusuruna tekabül eden 7.129,74 TL'lik hasarın ortaya çıktığını, ortaya çıkan zararın müvekkilim şirket tarafından dava dışı sigortalı ... yatırıldığını, ödenen bu hasar bedeli dolayısıyla davalıdan kusur tazminat alacağının doğduğunu, borçluya borcunu ödemesi için müvekkili şirket tarafından defalarca görüşülmesine rağmen netice alınmadığını, davalı aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında hasarın ödenmemesinden dolayı ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından başlatılan bu takibe itiraz edildiğini, yapılan takibin tamamen haksız ve kötü niyetle olduğunu belirterek davanın kabulü ile, İstanbul ....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasındaki haksız ve kötü niyetli olan itirazının iptalini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine açılan davanın süresinde açılmadığını, hasarın doğal afet niteliğinde fırtınadan kaynaklandığını, müvekkilinin hasar bedelinden sorumlu tutulamayacağını ve herhangi bir alacağının bulunmaması nedeni ile hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; "Davalı borçlunun 30.10.2012 tarihinde icra dosyasına itiraz ettiği görülmektedir. Her ne kadar icra dosyasında bu itirazın davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair bir belgeye rastlanmasa da, davacı vekilinin bu itirazdan sonra icra dosyasında 22.11.2012 tarihinde ve 29.11.2012 tarihinde ayrı ayrı talepler açtığı görülmektedir. Bu durumda davacının, davalı borçlu itirazını en erken 22.11.2012 tarihinde öğrendiğini kabul etmek gerekmiştir. Bu durumda davanın da 30.04.2014 tarihinde açıldığı göz önüne alındığında İİK 67/1. Maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiği anlaşılmıştır. Bu süre itirazın iptali davalarına özgü özel dava şartı olup, dava şartı yokluğundan HMK 115/2. maddesine göre davanın usulden reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; itirazın iptali davalarında dava süresinin borçlunun itiraz dilekçesin...