Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1003 E.-2016/1273 K. sayılı dosyası kapsamında verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, dosyanın Dairemize tevzi edilmesi sonucu, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkiline 05/08/2013 tarihinde plakasını alamadığı bir aracın çarpması sonucu müvekkilinin sakat kalarak iş göremez hale geldiğini, bu sakatlık nedeniyle uğradığı bedensel zararın tazmini amacıyla davalı tarafa yaptıkları başvurunun reddedildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, haksız fiil tarihinden itibaren faiz...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I ESAS NO : 2017/970 KARAR NO : 2018/239 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2004/1003 E.- 2016/1273 K. DAVA : Maddi Tazminat KARAR TARİHİ : 22/02/2018 Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1003 E.-2016/1273 K. sayılı dosyası kapsamında verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, dosyanın Dairemize tevzi edilmesi sonucu, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkiline 05/08/2013 tarihinde plakasını alamadığı bir aracın çarpması sonucu müvekkilinin sakat kalarak iş göremez hale geldiğini, bu sakatlık nedeniyle uğradığı bedensel zararın tazmini amacıyla davalı tarafa yaptıkları başvurunun reddedildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, haksız fiil tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, plakası tespit edilemeyen araçların sebebiyet verdiği trafik kazalarında ilgili aracın varlığının somut delillerle ispatlanması gerektiğini, kazaya sebebiyet veren aracın ve davacının kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucunda; açılan davanın kabulü ile; 19.594,65 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; söz konusu kazaya ilişkin davacının beyanları haricinde, plakası tespit edilemeyen bir aracın kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğine ilişkin bir beyan, delil, savcılık kararı, mosebe ve herhangi bir kamera kaydı, görgü tespit tutanağı vb. bulunmadığından, kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebebiyet verdiği hususunun ispatlanmadığını, mahkemece aracın varlığının kabulü ile, iş bu araca %100 kusur atfedilerek müvekkili aleyhine, davanın kabul edilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, plakası tespit edilemeyen aracın somut delillerle ispatlanması halinde dahi, mahkemece, kusur raporu alınmaksızın hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, dosyada kusur durumunun tespiti adına herhangi bir belge bulunmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle, maluliyet tazminatı istemine ilişkindir. Davacı tarafça, 05/08/2013 tarihinde plakasını alamadığı bir aracın, kendisine çarpması sonucu maluliyet oluştuğu belirtilerek, maluliyet tazminatı talep edildiği anlaşılmaktadır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-a maddesinde "sigortalının tespit edil...