İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin, davalı şirketin paydaşları olduklarını, 19/10/2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında 2016 yılı faaliyet dönemine ait bilanço, kar - zarar hesaplamasının müvekkillerinin 52000 ret oyuna karşın 448000 olumlu oy ile kabul edildiğini, yönetim kurulunun 52000 ret oyuna karşı 264600 olumlu oy, tasfiye memurunun ise 52000 ret oyuna karşı 398000 olumlu oy ile ibra edildiğini, müvekkillerinin her iki karar için de muhalefet şerhi koyduklarını, 2016 yılı bilançosu irdelendiğinde, şirketin ortaklara borçlandığının görüldüğünü, anılan borçlanmaya ilişkin göstergelerin tamamen kurgusal olduğunu, şirketin müvekkillerine karşı da borçlandığının görüldüğünü,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/940 KARAR NO : 2021/327 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARI VEREN MAHKEME : İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/10/2018 DOSYA NUMARASI : 2017/1124 Esas - 2018/1091 Karar DAVA: Genel Kurul Kararı İptali KARAR TARİHİ : 18/03/2021 İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin, davalı şirketin paydaşları olduklarını, 19/10/2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında 2016 yılı faaliyet dönemine ait bilanço, kar - zarar hesaplamasının müvekkillerinin 52000 ret oyuna karşın 448000 olumlu oy ile kabul edildiğini, yönetim kurulunun 52000 ret oyuna karşı 264600 olumlu oy, tasfiye memurunun ise 52000 ret oyuna karşı 398000 olumlu oy ile ibra edildiğini, müvekkillerinin her iki karar için de muhalefet şerhi koyduklarını, 2016 yılı bilançosu irdelendiğinde, şirketin ortaklara borçlandığının görüldüğünü, anılan borçlanmaya ilişkin göstergelerin tamamen kurgusal olduğunu, şirketin müvekkillerine karşı da borçlandığının görüldüğünü, ancak müvekkilleri tarafından davalı şirkete fon sağlanmadığını, bu nedenle bilançonun gerçeği yansıtmadığını, bağlı şirkete dair konsolide tablolar, defterler ve diğer evrakların 2016 yılı faaliyet dönemine ait genel kurul toplantısı esnasında ve öncesinde hazırda bulundurulmadığını, bu nedenle oylama esnasında sağlıklı bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını, tasfiye memurunun ibrasının yokluk ile malul olduğunu, zira yönetim kurulu üyesi ...'nın TTK 393 de belirlenen türde yasak işleme katıldığını, ...'nın tasfiye memuru olan ...'nın babası olduğunu, 1.dereceden kan hısımı olan oğlunu ibra işlemine katıldığını, bu nedenle iptali gerektiğini, defterlerin kapanış tasdiklerinin yaptırılmaması nedeniyle usulüne uygun tutulmadığını belirterek, 19/10/2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında karara bağlanan 2016 yılı bilanço ve kar -zarar hesaplanmasının kabulüne ilişkin 3 numaralı kararın iptaline, yine yönetim kurulu tasfiye memurlarının ibra edilmesine ilişkin 4 numaralı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının pay sahiplerinin her fırsatta şirkete karşı uyuşmazlık çıkartarak dava açtıklarını, 19/10/2017 günlü toplantıda alınan kararların usule, yasaya, eşiklik ilkesine ve dürüstlük kurallarına uygun olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 11/10/2018 tarih ve 2017/1124 Esas - 2018/1091 Karar sayılı kararı ile; ".... Davacılar iptalini istedikleri 3 ve 4 nolu karara muhalif kalmışlardır. Bilançonun gerçeği yansıtmadığına ilişkin iddiaların doğru olmadığı hesap bilirkişisince yapılan inceleme sonucunda anlaşı...