Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ... Sigorta Poliçesi bulunan ... (... kapı nolu) plaka sayılı araca, davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın (iş makinası) 27/06/2015 tarihinde çarparak verdiği hasar nedeniyle, müvekkilinin sigortalısına 09/10/2015 tarihinde 23.481,56 TL ödeme yaptığını ve sigortalısının haklarına halef olduğunu beyanla 23.481,56 TL rücu tazminatın fazlaya dair ve faiz ve kusur artışından doğan dava ve talep hakları saklı olarak 09/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava öncesinde müvekkiline herhangi bir başvurusu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2018/641 KARAR NO: 2020/398 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 17/10/2017 NUMARASI: 2016/465 Esas 2017/737 Karar DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 04/03/2020 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ... Sigorta Poliçesi bulunan ... (... kapı nolu) plaka sayılı araca, davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın (iş makinası) 27/06/2015 tarihinde çarparak verdiği hasar nedeniyle, müvekkilinin sigortalısına 09/10/2015 tarihinde 23.481,56 TL ödeme yaptığını ve sigortalısının haklarına halef olduğunu beyanla 23.481,56 TL rücu tazminatın fazlaya dair ve faiz ve kusur artışından doğan dava ve talep hakları saklı olarak 09/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava öncesinde müvekkiline herhangi bir başvurusu olmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitleri, poliçe vadesi, sigortalının - sürücünün kusuru, kusur oranı ve maddi zararlarla sınırlı olduğunu, dava konusu hasarın poliçe teminat kapsamına girmediğini, kazanın karayolunda meydana gelmediğini, kazanın meydana geldiği yerin şantiye sahası olduğunu, bu nedenlerle meydana gelen olayın iş kazası olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile 23.481,56 TL'nin 09/10/2015 tarihinden itibaren değişebilir oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin poliçeden kaynaklı sorumluluğunun poliçe vadesi, poliçe teminatı ve sigortalı aracın kusuru ve kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, bilirkişi raporuna göre her iki aracın da %50 kusurunun bulunduğunun tespit edildiğini, bilirkişilerin vermiş olduğu kusur oranlarının isabetli olduğunu, mahkemece buna itibar edilmediğini, zorunlu trafik sigortasında sorumluluğun karayolunda meydana gelen kazalarla sınırlı olduğunu, kazanın şantiye sahasında meydana geldiğini, şantiye sahasının KTK anlamında karayolu olmadığından meydana gelen kaza nedeniyle oluşan dava konusu hasarın poliçe teminatı kapsamına girmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, istinaf açısından uyuşmazlık konusu; HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın us...