İlk derece mahkemesince davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA: Davacı vekili, tarafların murisi olan ... 10/04/2016 tarihinde ölümü üzerine dava dışı .... Tic. Ltd. Şti.ne ait sermaye payı dahil tüm malvarlığının mirasçılarına intikal ettiğini, murisin ölümünden bir kaç gün önce aldığı ileri sürülen bir kararla davalının şirkete müdür olarak tayin edildiğini, ancak bir süre sonra davalının şirketin mali durumunun bozuk olduğundan, kredi ve sair ticari borçları ödemede güçlük çekildiğinden bahisle ortaklardan şirkete finansman sağlamalarını talep ettiğini, oysa şirketin son derece kârlı ve başarılı bir işletme olduğunu, durumdan şüphelenen müvekkilinin şirketin defter ve kayıtlarını incelemek istemesine rağmen davalının belgeleri göstermekten imtina ettiğini,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/704 KARAR NO : 2019/226 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/02/2018 NUMARASI : 2016/1014 2018/68 DAVA : Limited Şirket Yöneticisinin Azli İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/02/2019 İlk derece mahkemesince davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA: Davacı vekili, tarafların murisi olan ... 10/04/2016 tarihinde ölümü üzerine dava dışı .... Tic. Ltd. Şti.ne ait sermaye payı dahil tüm malvarlığının mirasçılarına intikal ettiğini, murisin ölümünden bir kaç gün önce aldığı ileri sürülen bir kararla davalının şirkete müdür olarak tayin edildiğini, ancak bir süre sonra davalının şirketin mali durumunun bozuk olduğundan, kredi ve sair ticari borçları ödemede güçlük çekildiğinden bahisle ortaklardan şirkete finansman sağlamalarını talep ettiğini, oysa şirketin son derece kârlı ve başarılı bir işletme olduğunu, durumdan şüphelenen müvekkilinin şirketin defter ve kayıtlarını incelemek istemesine rağmen davalının belgeleri göstermekten imtina ettiğini, yapılan araştırmalar sonucu murisin vefatından sonra davalının kanuna aykırı işlemler yaparak kanundan ve sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal ettiği, elde edilen gelirleri ticari defter ve kayıtlara intikal ettirmediği, şirket kasası ve banka hesaplarında bulunan paraları keyfi şekilde sarfettiği, fiktif alacaklar yarattığı, gerçek dışı kayıtlarla şirketi borçlandırdığı şeklinde duyumlar alındığını, bunun üzerine müvekkilinin 29/06/2016 ve 28/09/2016 tarihli ihtarnamelerle davalıdan şirkete ait bazı kayıt ve belgelerin talep edildiğini, bu ihtarlara cevap vermeyen davalının 04/10/2016 tarihli ihtarname ile toplantı çağrısı gönderdiğini, bu ihtarnamede şirketi tatil etme noktasına getirdiğini ikrar ettiğini, ayrıca bu olağanüstü genel kurul çağrısının hukuki bir kıymetinin de olmadığını, zira TMK 599., 640 ve 701 maddeleri uyarınca miras ortaklığı mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan tereke payları ayrılmaksızın ortaklığa dahil olan mirasçılara ait olduğunu, dolayısıyla iştirak halinde mülkiyet devam ettiği sürece TMK 702 uyarınca kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça gerek yönetim gerekse tasarruf işlemleri için ortakların oybirliği ile karar vermeleri gerektiğini, bu nedenle davalıya gönderilen 19/10/2016 tarihli ihtarname ile davalı ile diğer mirasçıların birlikte karar almalarının mümkün olmadığının bildirildiğini, davalının kusurlu davranışlarının TTK 630/2 maddesi uyarınca haklı sebep teşkil ettiğini ileri sürerek TTK 630/2 maddesi uyarınca davalının idare ve temsil yetkisinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili, müvekkilinin babasının yanında ve şirkette yetişmiş olması nedeniyle muris tarafından alınan 25/03/2016 tarihli karar ile ...