MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 19/04/2018 NUMARASI: 2016/726 E. 2018/432 K. DAVANIN KONUSU: İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/02/2021 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin firmasında ihtiyati haciz işlemi uygulanarak, baskı kurularak ödeme alındığını, ihtiyati haciz işlemleri sırasında müvekkilinin borçlu olmadığına itiraz ettiğini ve davalı ile aralarında sözleşme gereği 2020 vadeli 6.000,00 Euro miktarında borç olduğunu beyan ederek bu hususu da haciz tutanağına yazdırdığını, haciz baskısı ile karşı karşıya kalan müvekkilini ödeme yapmak zorunda...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/1090 KARAR NO: 2021/83 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 19/04/2018 NUMARASI: 2016/726 E. 2018/432 K. DAVANIN KONUSU: İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/02/2021 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin firmasında ihtiyati haciz işlemi uygulanarak, baskı kurularak ödeme alındığını, ihtiyati haciz işlemleri sırasında müvekkilinin borçlu olmadığına itiraz ettiğini ve davalı ile aralarında sözleşme gereği 2020 vadeli 6.000,00 Euro miktarında borç olduğunu beyan ederek bu hususu da haciz tutanağına yazdırdığını, haciz baskısı ile karşı karşıya kalan müvekkilini ödeme yapmak zorunda bıraktıklarını, müvekkilinin takibe konu senetten dolayı davalıya yalnızca 6.000 Euro borcu bulunduğunu, bonodan kaynaklanan borcun vadesinin 2020 yılı olduğunu, nitekim takibe konu bono incelendiğinde vade kısmında 2020 yılı yazılı olduğu çıplak gözle görüldüğünü, aynı şekilde defter kayıtlarına yine taraflar arasında bu hususta bir de sözleşme yapıldığını, defter kayıtlarına da 2020 vadeli borç olarak girildiğini, alacaklı tarafın vadesi gelmeyen senedi icraya koyduğunu, bu nedenle borcu tamamına İstanbul Anadolu 15. İcra Hukuk mahkemesinin 2016/298 esas sayılı dosyası ile itirazda bulunduklarını, takibe konu bono incelendiğinde rakam ile yazılı bedel kısmında oynama yapıldığını, zira müvekkilinin de kabul ettiği üzere gerçek borcun 6.000 Euro olduğunu, fakat rakam kısmında da sonradan oynama yapıldığını, bu şekilde bedelin 16.000 Euro yapıldığını, müvekkilinin doldurduğu kısım ile sonradan doldurulan kısımlara bakıldığında yazılar arasında da fark olduğunu müvekkilinin iradesine uygun olmayan bir şekilde doldurulduğunu, müvekkilinin alacaklı görülen tarafa takipte belirtilen şekilde herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin borçlu olmadığının tespit edilerek haksız olarak alınan 41.691,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının tahrifat iddiasında bulunmasına rağmen bu iddiasını ispatlayacak herhangi bir delilini sunmadığını, takip talebi incelenecek olursa 16.000,00 Euro tutarlı senedin tamamı değil bakiye alacak miktarı olan 10.419,00 Euro üzerinden takibe geçildiğini, davacının tahrifat iddiasının herhangi bir temeli olmadığını, İstanbul Anadolu 15. Hukuk Mahkemesi'nin 2016/298 esas sayılı dosyasında imzaya borca ve tüm ferilerine itiraz etmiş olmakla yargılamanın devam ettiğini kötü niyetli takibin durdurulması talebini kabul etmediğini, hukuki yararı olmamasına rağmen icra yolu ile almış olduğ...