DAVANIN KONUSU : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 16/03/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, 01.06.2017 tarihli davalı adına tescilli 2009/67830 no'lu ... ibareli markanın, tuz emtiası hariç olmak üzere, tescil edildiği mal ve hizmetlerde kullanılmaması nedeniyle SMK'nın 26/1-9 ve 27/2 maddeleri gereğince iptalleri ve sicilden terkinin markanın sicil kaydına tedbir konulmasını talep etmiştir. Mahkemece önce markaların tamamı için kayden tedbir kararı vermiş, ancak itiraz üzerine yaptığı duruşmalı inceleme sonucunda tuz emtiasını kapsam dışı bırakmış, ancak diğer emtia yönünden talebine itirazı reddetmiş, 07.11.2017 tarihli bu red kararına...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2018/925 Esas KARAR NO : 2018/714 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ NUMARASI : 2017/549 E. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 16/03/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, 01.06.2017 tarihli davalı adına tescilli 2009/67830 no'lu ... ibareli markanın, tuz emtiası hariç olmak üzere, tescil edildiği mal ve hizmetlerde kullanılmaması nedeniyle SMK'nın 26/1-9 ve 27/2 maddeleri gereğince iptalleri ve sicilden terkinin markanın sicil kaydına tedbir konulmasını talep etmiştir. Mahkemece önce markaların tamamı için kayden tedbir kararı vermiş, ancak itiraz üzerine yaptığı duruşmalı inceleme sonucunda tuz emtiasını kapsam dışı bırakmış, ancak diğer emtia yönünden talebine itirazı reddetmiş, 07.11.2017 tarihli bu red kararına karşı davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. Davalı vekili istinafında, "müvekkilinin markayı, ortağı olduğu ..... şirketinin ürünlerinde kullandığını, bu kullanım nedeniyle hak sahibi olduğunu, davacı yabancı şirket olduğundan teminat yatırması gerektiğini," SMK 10.01.2017'de yürürlüğe girdiğinden 10.01.2022'ye kadar bu davanın açılamayacağını, tedbirin teminatsız olarak verildiğini ve gerekçe gösterilmediğini, iptalini istediği emtia için davacının bir faaliyeti olmadığından, HMK'nın 114.maddesi anlamında hukuki yararın bulunmadığını," iddia ile tedbirin kaldırılmasını istemiştir. Davacı vekili istinafa cevabında, "teminatsız tedbir verilmesinin olaya uygun olduğunu, tedbirin sadece dava konusu markanın 3.kişilere devrinin engellenmeye yönelik olduğunu, İsviçre'nin Lahey sözleşmesine taraf oluşu nedeniyle teminat yatırma yükümlülüğünün tescilden itibaren başladığını, hukuki yararlarının mevcut olduğunu, istinaf dilekçesinde "itiraz eden 3 kişi" biçiminde adı yazılı olan ... şirketinin böyle bir sıfatının söz konusu olmayacağını, iptal davasının, sicilde kayıtlı kişiye karşı açılacağını, dava dışı bu şirkete davanın ihbar dahi edilmediğini, " savunarak istinaf isteminin redddini istemiştir. Her ne kadar davalı vekili yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf isteminde bulunmuş ise de, Anayasa mahkemesi'nin mülga 556 sayılı KHK'nın 14.maddesine ilişkin verdiği iptale kararı ile 6769 sayılı SMK'nın yürürlüğe girdiği 10 Ocak 2017 tarihi arasında 4 günlük bir boşluk bulunmasının kullanmama nedeniyle iptal davalarını 10 Ocak 2022'de önce açılamayacağı anlamına gelmediği, buna karşılık böyle bir iddia ile iptali istenen markanın tescil tarihi ile dava tarihi arasında olması gereken minimum sürenin 5 yıl değil, 5 yıl 4 gün olarak hesaplanması gerektiği tedbirin niteliği itibariyle de somut olaydaki d...