Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın faaliyetini devam ettirdiği dönemde Ataköy Şubesi'nden tüketici kredisi kullanan ... ve müteselsil kefil davalı aleyhine başlatılan icra takibinde davalı tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu, itirazının haksız olduğunu zira...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/2952 KARAR NO: 2021/679 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/07/2018 NUMARASI: 2014/93 Esas, 2018/703 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 30/03/2021 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın faaliyetini devam ettirdiği dönemde Ataköy Şubesi'nden tüketici kredisi kullanan ... ve müteselsil kefil davalı aleyhine başlatılan icra takibinde davalı tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu, itirazının haksız olduğunu zira bir kısım bilgilerin sözleşmeye aykırı doldurulduğu yönündeki itirazın geçersiz olduğunu, borcunun bulunmadığını iddia etmesine rağmen zamanaşımı iddiasında bulunarak borcun varlığını kabul ettiğini, faize itirazının da yerinde olmadığını ayrıca 5411 sayılı yasa gereği zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin görevli olmadığını Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğunu, takibin 5411 sayılı aysa kapsamında girmediğini, 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının asıl borçlu aleyhine alacak davası açıp, itiraz ve defilerini sunma hakkı vermeden icra takibi yoluna girdiğini, asıl davalıya dava açmadan kefile karşı dava açılamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın bireysel kredi sözleşmesi kapsamında ödenmeyen borcun asıl borçlu ve davalı kefilden başlatılan takibe davalı kefil tarafından itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali talebi olduğu, 4077 sayılı yasa m.10/a bendi ile 10/3 maddesi uyarınca "tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde kredi veren asıl borçluya başvurmadan kefilden borcun ifasını isteyemeyeceği" hükmünü içerdiğini, davacının asıl borçludan alacağını talep etmeli ve tüm yasal yolları tükettikten sonra davalı kefile başvurması gerektiği davacının müracaat hakkını sonlandırmadan davalıdan taleple bulunamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar süresinde davalı ve davacı vekilince istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamı itibari ile kefil ve asıl borçlu aynı zamand...