6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacılar murisinin davalı ... Bankası Tuzpazarı şubesinden çeşitli defalar kredi kullandığını, her seferinde kredinin geri ödenmesini güvenceye almak amacıyla hayat sigortası yapıldığını, murisin bankaya kredi borçları ödenip tamamlanmadan vefat ettiğini, bankaya ve sigorta şirketine gerekli ihbarları yaptıklarını, ancak murisin kanser hastalığından vefat etmesi gerekçe gösterilerek riskin poliçe kapsamında değerlendirilmediğini, murisin beyan yükümlülüğünü ihlal ettiği ileri sürüldüğünü, halbuki murisin bu durumu banka görevlillerine açıkça beyan ettiğini, hatta kredi alınmasının temel sebeplerinden birinin sağlık harcamaları olduğunu, şubenin hastalık riskini bilmesi sebebiyle kendilerine yüksek primli poliçe imzalattırıldığını, yani risk yüksek...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2017/1594 Esas KARAR NO : 2018/424 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/12/2016 NUMARASI : 2014/535 Esas 2016/1454 Karar DAVA : ALACAK KARAR TARİHİ : 14/03/2018 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacılar murisinin davalı ... Bankası Tuzpazarı şubesinden çeşitli defalar kredi kullandığını, her seferinde kredinin geri ödenmesini güvenceye almak amacıyla hayat sigortası yapıldığını, murisin bankaya kredi borçları ödenip tamamlanmadan vefat ettiğini, bankaya ve sigorta şirketine gerekli ihbarları yaptıklarını, ancak murisin kanser hastalığından vefat etmesi gerekçe gösterilerek riskin poliçe kapsamında değerlendirilmediğini, murisin beyan yükümlülüğünü ihlal ettiği ileri sürüldüğünü, halbuki murisin bu durumu banka görevlillerine açıkça beyan ettiğini, hatta kredi alınmasının temel sebeplerinden birinin sağlık harcamaları olduğunu, şubenin hastalık riskini bilmesi sebebiyle kendilerine yüksek primli poliçe imzalattırıldığını, yani risk yüksek olduğundan primin de yüksek tutulduğunu, beyan yükümlülüklerini ihlal etmediklerini ileri sürerek bankaya karşı kredi sözleşmesi sebebiyle borçlu olmadıklarının tespitine, bu mümkün olmazsa poliçe sebebiyle şimdilik 10.000.-TL nin davalı sigorta şirketinden alınarak mürtein sıfatını taşıyan davalı-alacaklı bankaya ödenmesine karar verilmesini talep etmektedir. SAVUNMA Davalı vekili cevabında; Davalı banka vekili davanın reddini savunmuş, poliçenin varlığını ikrar etmiş, poliçe tanzimi sırasında sigortalının sağlıklı olduğuna dair beyanda bulunduğunu, halbuki ölüm sebebi olan larenks kanseri ve prostat kanseri yüzünden uzun süredir tedavi gördüğünün anlaşıldığını, sigortalının beyan mükellefiyetini ihlal etmesi sebebiyle sigorta şirketinin sözleşmeden caydığını, bu nedenle banka tarafından şirkete yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, sigorta şirketi ödeme yapmadığı için sorumluluğun yasal mirasçılara ait olduğunu, sigorta sözleşmesi sebebiyle kendilerine dava açılamayacağını, davanın husumet yönünden davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı sigorta vekili de davanın reddini savunmuş, davacılar murisi ile sigorta şirketi arasında birden çok sözleşme imzalandığını, sigortalının vefatını bankanın ihbarı ile öğrendiklerini, ancak sigortalının beyan mükellefiyetine aykırı davranması sebebiyle 23/12/013 tarihli yazı ile cayma hakkını kullandıklarını, alacağın belirli olması sebebiyle belirsiz alacak davası açılmasının usule aykırı olduğunu, poliçe sebebiyle talep hakkının daim-i mürtehin sıfatı sebebiyle lehdar bankaya ait olduğunu, davacıların husumet ehliyeti bulunmadığını, sigorta şirketi sorumlu tutulsa bile kredi borcunu aşan kısım yönünden davacıların talep hakkı kullanabileceklerini ileri sürmüştür...