Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m. 353 hükmü gereğince duruşmasız olarak dosya üzerinde HMK m. 355 hükmü gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, sair taleplerinin reddi ile; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili davasında, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında imzalanan 85.000 Euro+KDV bedelli yazılım hizmet sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği halde, davalının sözleşme gereği avans ödemesi karşılığı kendisine verilen 10.000,00 Euro peşinat tutarlı teminat çekini iade etmeyerek takibe koyduğunu belirterek, takibe itiraz edilmemesi nedeniyle kesinleşen takipten dolayı ödenmek durumunda kalınan 48.655,06-TLnin 11/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan istirdadını...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2017/784 KARAR NO : 2018/273 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/01/2017 NUMARASI : 2014/1468 Esas, 2017/16 Karar, DAVANIN KONUSU : İstirdat KARAR TARİHİ : 13/03/2018 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m. 353 hükmü gereğince duruşmasız olarak dosya üzerinde HMK m. 355 hükmü gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, sair taleplerinin reddi ile; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili davasında, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında imzalanan 85.000 Euro+KDV bedelli yazılım hizmet sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği halde, davalının sözleşme gereği avans ödemesi karşılığı kendisine verilen 10.000,00 Euro peşinat tutarlı teminat çekini iade etmeyerek takibe koyduğunu belirterek, takibe itiraz edilmemesi nedeniyle kesinleşen takipten dolayı ödenmek durumunda kalınan 48.655,06-TLnin 11/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan istirdadını talep etmiştir. Davalı şirket vekili savunmasında, davanın zamanaşımına uğradığını, İstanbul 4. Fikri Sınai Hakları Mahkemesinin 2009/115 Esas sayılı dava dosyası nedeniyle derdestlik itirazının bulunduğunu, şartları da oluşmadığından bahisle, davanın esastan da reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, İstanbul 4. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin temyiz incelemesinden de geçerek kesinleşen 2009/115 Esas ve 2012/285 Karar sayılı ilamında, taraflar arasındaki yazılı sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğinin anlaşılmasına göre, sözleşmenin bir parçası olan teminatın çekinin karşılığının da tahsil edilemeyeceğinden, davalının haksız olarak icra takibiyle tahsil ettiği 48.655,06-TLnin davacıya iade etmesi gerektiğini belirterek davanın kabulüne dair verilen karar davalı şirket vekilince süresinde ve usulünce istinaf edilmiştir. Davalı şirket vekili istinaf talebinde özetle, davaya konu icra takibinin 30/01/2007 tarihinde başlatıldığını, davacının süresinde itiraz etmemesi nedeniyle takibin kesinleştiğini, davacının bu aşamada menfi tespit davası açmadığını ve takip alacağının haciz yoluyla tahsil edildiğini, aradan 7 yıl geçtikten sonra istirdat davasının açılmasında davacının kötü niyetli olduğunu, davacının takip dosyasında mal beyanında bulunarak, haciz aşamasında ödeme taahhüdünde bulunarak borcu zımnen kabul ettiğini, tahsilatın haciz yolu ile yapılmış olması nedeniyle, istirdat davasının şartlarının oluşmadığını, davaya konu talebe dayanak 18.000,00-TLlik avans ödemesine ilişkin hususun İstanbul 4. Fikri Sınai Hakları Hukuk Mahkemesinin anılan davasında değerlendirildiğini belirterek kabul edilen kısım yönünden kararın kaldırılarak dava...