Taraflar arasında görülen itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalı arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme öncesi bilgi formunu bankadan teslim alarak incelediğini, komisyonlara ilişkin banka personelinden bilgi alarak belirlenen tüm hususlarda davacı bankayla mutabık kaldığını ve sözleşmeyi imzaladığını, davalının kredi borçlarını ödemekte temerrüde düştüğünü, borçluya ihtarname gönderilmesine rağmen davalının borcu ödemediğini, davacı banka tarafından davalıya gönderilen ihtarname ile "söz konusu alacakların temerrüt faizi ve gider vergisi ile birlikte işbu ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde banka...
Taraflar arasında görülen itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalı arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme öncesi bilgi formunu bankadan teslim alarak incelediğini, komisyonlara ilişkin banka personelinden bilgi alarak belirlenen tüm hususlarda davacı bankayla mutabık kaldığını ve sözleşmeyi imzaladığını, davalının kredi borçlarını ödemekte temerrüde düştüğünü, borçluya ihtarname gönderilmesine rağmen davalının borcu ödemediğini, davacı banka tarafından davalıya gönderilen ihtarname ile "söz konusu alacakların temerrüt faizi ve gider vergisi ile birlikte işbu ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde banka veznesine ödenmesi, aksi halde faiz ve ferileriyle birlikte tahsili için yasal yollara başvurulacağı, icra masraf ve vekalet ücretinin muhataba ait olacağı" hususlarının belirtildiğini, ödemelerin yapılmaması üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve cra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiği görülmüştür. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu alacağın davacı ile müvekkili arasında şahıs işletmesinin borcundan kaynaklı dava olduğunu, müvekkilinin tacir olmadığını, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, bu nedenle görev itirazında bulunduğunu, kredi sözleşmesinde yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle de yetki itirazında bulunduğunu, esasa ilişkin beyanlarında ise; davacının muaccel olmayan alacağı ihtarname çekerek talep ettiğini, müvekkilinin alacakların faizlerini ve ödenmesi gereken tutarları düzenli olarak ödediğini, davalının davacı tarafça gönderilmiş olan ihtarnameye cevaben gönderdiği ihtarnamesi ile borç tutarını kabul etmediğini, davacının mükerrer takip yaparak müvekkilinden fazla talepte bulunduğunu, rehinle teminat altına alınan alacağı bulunduğunu, davacı bankanın öncelikle rehin takibi yapması gerekirken rehin takibi yapmadığını, ayrıca borcun çok üzerinde miktar üzerinden ilamsız takip yaptığını, sonrasında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yaptığını, davacınındosyasından 14/08/2018 tarihinde davaya konu icra takibi başlatıldığını, daha sonra da 28/09/2018 tarihinde icra müdürlüğü dosyasından rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlattığını, iki takip dosyasının da mesnedinin aynı olduğunu, müvekkilinin iki takip dosyası kadar borcu bulunmadığını, davacının mükerrer takip yaptığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; "İİK'nun 45. maddesi hükmüne göre rehinli alacaklar için önce rehne başvurma zorunlu bulunmakta olup, dava konusu o...