İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin metal geri dönüşüm işleriyle uğraştığını, emekli olmak istemesi nedeniyle elinde kalan mallarının tamamını davalıya satmaya karar verdiğini ve davalının da bu malları aldığını, mallar karşılığında bir adet bono teslim ettiğini, bono bedelinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmitir. Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu bonoyu taraflar arasındaki veresiye ticaretin teminatı olarak 2009 yılında verdiğini, müvekkilinin sadece imza attığını, bonodaki diğer kısımların boş olduğunu, ancak...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/4204 Esas KARAR NO: 2020/600 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/03/2017 NUMARASI: 2014/915 2017/246 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 06/03/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin metal geri dönüşüm işleriyle uğraştığını, emekli olmak istemesi nedeniyle elinde kalan mallarının tamamını davalıya satmaya karar verdiğini ve davalının da bu malları aldığını, mallar karşılığında bir adet bono teslim ettiğini, bono bedelinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmitir. Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu bonoyu taraflar arasındaki veresiye ticaretin teminatı olarak 2009 yılında verdiğini, müvekkilinin sadece imza attığını, bonodaki diğer kısımların boş olduğunu, ancak zamanla veresiye ticaretin peşin ticarete döndüğünü, buna rağmen davacının bonoyu iade etmediğini, müvekkilinin 15/04/2014 tarihinde davacının teklifi ile hurda aldığını ve hurdaların bedelinin 198.450,00 TL üzerinden anlaşıldığını, davacıya elden 90.000,00 TL ödeme yaptığını, bu arada hurdaların yüklendiği belirtilen kamyonun kaçırıldığının müvekkiline haber edildiğini, müvekkilinin bir anlamda dolandırıldığını, konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere göre; dava konusu senedin bono niteliğinde bulunduğu, bononun kayıtsız şartsız ödeme vaadi içerdiği, bononun bedelsizliğinin davalı tarafından iddia edildiği, buna göre davalının bononun bedelsiz olduğunu ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf sebebi olarak; dava konusu bononun esasen 2009 yılında verilen bir bono olduğunu, davacı ... ile dava dışı ...'nın Anadolu C. Savcılığındaki ortak beyanlarında; bononun 30/01/2014 ve 24/02/2014 tarihli iki adet alışverişten kaynaklanan 196.000,00 TL'lik borca karşılık verildiğini savunduklarını, oysa bononun 2013 yılında düzenlenmiş olduğunu, dolayısıyla bononun bedelsiz olduğunun davacı tarafından ikrar edildiğini, davacı ve dava dışı ...'nın davaya konu alışverişin ... ile yapıldığını, işyerinin ...'ya ait olduğunu, davacının sadece bu kişinin işlerini takip ettiğini beyan ettiklerini, dolayısıyla davacının takip hakkı olmadığının kendi beyanıyla sabit olduğunu, yine dosyaya sunulan hesap hareketlerinden müvekkilinin davacıya dava dışı ... ve ...'ya 10/01/2013 ile 21/10/2013 tarihleri arasında 425.350,00 TL ödeme yaptığını, buna göre müvekkilinin borçlu olmadığının anlaşıldığını, davacının bonoda m...