DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 24/02/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ... A.Ş arasında düzenlenen genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesini davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçlunun kredi taksitleri ödemesini aksattığını, bunun üzerine ihtarname çekildiğini, sonuç alınamadığını, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu 07/06/2002 tarihli 100.000,00 USD'lik sözleşmede müvekkili ismi ve imzası gözükmekte...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/4051 Esas KARAR NO: 2020/429 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/03/2017 NUMARASI: 2015/457 2017/371 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 24/02/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ... A.Ş arasında düzenlenen genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesini davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçlunun kredi taksitleri ödemesini aksattığını, bunun üzerine ihtarname çekildiğini, sonuç alınamadığını, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu 07/06/2002 tarihli 100.000,00 USD'lik sözleşmede müvekkili ismi ve imzası gözükmekte ise de, aradan 13 yıl geçtiği için müvekkilinin imzanın kendisine ait olup olmadığını hatırlayamadığını, bu nedenle imza incelemesi yaptırılmasını istediklerini, ayrıca bu kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödeme nedeniyle sona erdiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davacı ile dava dışı şirket arasında genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, davalının ise 07/06/2002 tarihli sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, daha sonra ise davacı ile dava dışı şirket arasında 14/09/2010 ve 28/05/2013 tarihli iki adet genel kredi sözleşmesi düzenlendiği ve bu kredi sözleşmelerinden sonra kredi kullandırıldığı, davalının sonraki sözleşmelerde kefil olmadığı, dolayısıyla takibe itirazında haklı olduğu gerekçeleriyle davanın reddine, davacının, davalının kefalet sorumluluğunu olmadığını bildiği ve sonradan imzalanan kredi sözleşmelerine dayalı takipte haksız ve kötüniyetli olarak davalı hakkında takip yaptığına kanaat getirildiği gerekçeleriyle asıl alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf sebebi olarak; borçlunun itirazının dayanağı bulunmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, ayrıca kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin kabul edilemez olduğunu, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda takip konusu borçlardan ticari kredili mevduat borcu için ve ilk kredi ilişkisi ile borçlu firmaya tahsis edilen çek defteri ile ilgili hiçbir değerlendirme yapılmadığını, raporun yetersiz olduğunu, davalının imzaladığı kredi sözleşmesinin çerçeve bir sözleşme olduğunu ve belirsiz süreli olduğunu, dolayısıyla davalının sorumluluğunun kefalet miktarı 100.000,00 USD ve ferileri...