Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin davalı şirkette %25 sermaye payına sahip olduklarını, 10/06/2013 tarihinde yapılan ortaklar kurulu toplantısında, toplantının 9.maddesi ile davalı şirketin esas sözleşmesine 33.maddenin eklenmesine yönelik karar alındığını, bu ortaklar kurulu kararına göre TTK'nın 640. maddesi delaletiyle ve mahkeme kararına gerek olmaksızın şirket menfaatlerine veya teamüllerine aykırı davranan veyahut kendi tutum ve davranışları ile şirket ortakları arasında karşılıklı güven ortamının kalkmasına neden olan ortak ile şirket tarafından hakkında icra takibi başlatılmış ortak veya hakkında şirket tarafından icra takibi başlatılmış bir şirketin ortağı veya yetkilisi olan ortağın, esas sermayenin %20'sinin istemi ile mahkeme kararına gerek olmaksızın TTK 621. maddesinde aranan nisapların sağlanması suretiyle ortaklar kurulu kararı ile ortaklıktan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2017/832 KARAR NO : 2018/105 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/11/2016 NUMARASI : 2014/511 2016/471 DAVANIN KONUSU : Genel Kurul Kararının İptali TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin davalı şirkette %25 sermaye payına sahip olduklarını, 10/06/2013 tarihinde yapılan ortaklar kurulu toplantısında, toplantının 9.maddesi ile davalı şirketin esas sözleşmesine 33.maddenin eklenmesine yönelik karar alındığını, bu ortaklar kurulu kararına göre TTK'nın 640. maddesi delaletiyle ve mahkeme kararına gerek olmaksızın şirket menfaatlerine veya teamüllerine aykırı davranan veyahut kendi tutum ve davranışları ile şirket ortakları arasında karşılıklı güven ortamının kalkmasına neden olan ortak ile şirket tarafından hakkında icra takibi başlatılmış ortak veya hakkında şirket tarafından icra takibi başlatılmış bir şirketin ortağı veya yetkilisi olan ortağın, esas sermayenin %20'sinin istemi ile mahkeme kararına gerek olmaksızın TTK 621. maddesinde aranan nisapların sağlanması suretiyle ortaklar kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılabileceği hükmünün getirildiğini, şirket menfaatlerine ve teamüllerine aykırı davranma olgusunun subjektif olup pozitif hukuk düzenine aykırı olduğunu, özel bir çıkarma sebebi ihdas edilmesinin Kanun'un emredici hükmünün dolanılması anlamına geldiğini, haklı sebeplerin varlığı halinde ortağın ortaklıktan çıkarılması için dava açılabileceğini, bu konuda ortaklar genel kuruluna yetki verilmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu şekilde bir esas sözleşme değişikliğinin TTK'da düzenlenen dürüstlük ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğunu, bu genel kurul kararıyla ortaklık ilişkisinin kurulmasından uzun bir süre geçtikten sonra sadece bazı ortakların şirketten çıkarmanın hedeflendiğini, şirket tarafından hakkında icra takibi başlatılan ortakların da ortaklıktan çıkarılması konusunda ortaklar kuruluna yetki verildiğini, borçlu aleyhine icra takibi başlatılması durumunun özel çıkarma sebebi olarak ihdas edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, alacaklı ve borçlu olmanın hukuk karşısında bir hak olduğunu, ortakların şirkete koymayı taahhüt ettikleri sermayeyi getirmemelerinin bir çıkarma nedeni olarak şirket sözleşmesine yazılabileceğini ancak bu düzenleme ile ortakların şirkete karşı tüm borçlarından dolayı çıkarma kararı alınabileceğini, sadece ortağa yönelik takip yapılmasının ortağın şirkete borçlu olduğu anlamını taşımadığını, hukukumuzda ilamsız icra takibi sistemi öngörüldüğünü, ilamsız icra takibinin herhangi bir belgeye dayanmadığını, bu sebeple bu düzenlenmenin de hukuka aykırı olduğunu, şirket ana sözleşmesi değişikliğinin oy birliği ile alınması gerektiğini, bu durum TTK 640. maddesinde ifade edildiğini, 6102 Sayılı Yasa'nın 621.maddesine eklenen 3.fıkra ile özel bir d...