Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalı tarafın müvekkili şirketten muhtelif tarihlerde proje çizim hizmeti satın alındığını, müvekkilinin yapılan hizmet karşılığı gerekli faturaları düzenleyip davalıya gönderdiğini, davalı tarafından bu faturalara ve münderecatına itiraz edilmediğini, davalı tarafça tanzim edilen 08.09.2016 tarihli mutabakat metni ile davalı tarafın borçlu olduğunun açıkça ikrar edildiğini, bu nedenle davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, anılan icra takibine davalı borçlu şirket tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/3104 KARAR NO: 2022/548 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/07/2018 NUMARASI: 2017/260 Esas, 2018/752 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 22/03/2022 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalı tarafın müvekkili şirketten muhtelif tarihlerde proje çizim hizmeti satın alındığını, müvekkilinin yapılan hizmet karşılığı gerekli faturaları düzenleyip davalıya gönderdiğini, davalı tarafından bu faturalara ve münderecatına itiraz edilmediğini, davalı tarafça tanzim edilen 08.09.2016 tarihli mutabakat metni ile davalı tarafın borçlu olduğunun açıkça ikrar edildiğini, bu nedenle davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, anılan icra takibine davalı borçlu şirket tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, haksız yapılan itiraz sebebi ile asıl alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı ile müvekkili şirket arasında muhtelif birçok proje hizmetleri sözleşmelerinin akdedildiğini, davacıdan bir takım hizmetler talep edildiğini ve müvekkillerinin bu hizmetleri onaylaması durumunda davacıya ödeme yapıldığını, davacı tarafından başlatılan icra takibinin hangi sözleşmeye istinaden başlatıldığını anlamadıklarını, cari hesap mutabakatında alacaklı gözükse dahi hiçbir şekilde o tutar kadar alacaklı olduğu anlamı ortaya çıkmadığını, davacı tarafından sözleşmeler uyarınca verilen hizmetlerin birçoğunun kusurlu olduğunu, davalının öncelikle vermiş olduğu hizmetin kusurlu olmadığını ve eksiksiz olduğunu ispat etmesi gerektiğini, ticari avans faizinin de kabul edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, tarafların usulüne uygun tutulan defter kayıtlarının birbiriyle örtüştüğü ve sahiplerine lehine kesin delil teşkil ettiği, buna göre davalının takip tarihi itibariyle davacıya 145.140,00 TL borçlu olduğu, davalı tarafça proje çiziminin mevzuata aykırı olduğu savunulmuş ise de TTK'nın 23/c maddesi kapsamında bu aşamaya kadar bir ayıp ihbarında bulunulmadığı, ayrıca 08/09/2016 tarihli hesap mutabakatında da borcun bu miktarda olduğunun kabul edildiği göz önüne alındığında bu itirazın haksız olduğu ve itiraz nedeninin dayanağı bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede bir vade belirlenmediğinden, takipten önce davalının temerrüte düşürüldüğüne dair bir ihtarda bulunmadığından takip öncesi dönem için işlemiş faiz talep edilemeyeceği, yapılan iş ticari nitelikte ve her iki taraf tac...