İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili; davalının ... Ltd. Şti.ile ... AŞ'nin temsile yetkili ortağı olduğunu, müvekkilerinin murisinin 30/11/2007 tarihinde vefat ettiğini, ölmeden önce muris ...'nin davalı ile bu şirketlere ortak olduğunu, davalının bu davaya konu bonoya istinaden ihtiyati haciz kararı alarak muris aleyhine takip başlattığını, takip konusu senedin muris tarafından tanzim edilmediğini, murisin vefatından sonra davalının murisin imzasını taşıyan evrakları ele geçirerek senet haline getirdiğini ve mirasçıları borçlandırdığını, takip konusu senedin matbu senetlerden olmadığını, bu durumun da davalının kötü niyetini gösterdiğini, davalı hakkında İstanbul...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2021/1308 Esas KARAR NO: 2021/1938 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/02/2021 NUMARASI: 2010/256 E., 2021/87 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 17/11/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili; davalının ... Ltd. Şti.ile ... AŞ'nin temsile yetkili ortağı olduğunu, müvekkilerinin murisinin 30/11/2007 tarihinde vefat ettiğini, ölmeden önce muris ...'nin davalı ile bu şirketlere ortak olduğunu, davalının bu davaya konu bonoya istinaden ihtiyati haciz kararı alarak muris aleyhine takip başlattığını, takip konusu senedin muris tarafından tanzim edilmediğini, murisin vefatından sonra davalının murisin imzasını taşıyan evrakları ele geçirerek senet haline getirdiğini ve mirasçıları borçlandırdığını, takip konusu senedin matbu senetlerden olmadığını, bu durumun da davalının kötü niyetini gösterdiğini, davalı hakkında İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/64 E.sayılı dosyasında kamu davası açıldığını belirterek müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine, senedin iptaline ve % 40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; dava konusu bononun nakden düzenlendiğini, imzanın ...ye ait olduğunu, davacıların borcu ödememek için dava açtıklarını, davacıların iddialarının senetle ispatı gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemesince toplanan delillere ve alınan ATK raporuna göre; "uyuşmazlıkla ilgili olarak sahtecilik iddiasıyla açılan İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/299 E. Ve 2015/298 K. Sayılı dosyasında, davalı-sanık ...'nın beraatine karar verilmesi, söz konusu kararın, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2019/15577 E. ve 2020/7412 k. Sayılı kararı ile onanması, Borçlar Yasası hükümlerine göre ceza hakiminin mahkumiyet kararı ile hukuk hakiminin bağlılığı ilkesi, uyuşmazlıkla ilgili olarak mahkeme vasıtasıyla alınan İstanbul ATK'nın, 27.12.2012 tarihli raporunda, inceleme konusu yapılan senedin mutad senetlerden olmadığı, alt ve üst kenar kısmının forme kesim olmadığı, senedin sağ alt tarafında yer alan ... isim yazısı ve altındaki imzanın, mürekkepli kalem ile oluşturulmuş yazı ve imza olduğu, ancak söz konusu senedin, isim yazısı ve imzayı içeren bir belgenin boş kısımlarından faydalanılarak senet haline dönüştürülüp dönüştürülmediği hususunda teknik bir saptamaya gidilemediği, uyuşmazlıkla ilgili olarak İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/299 Esas sayılı dosyasında yine İstanbul ATK'dan alınan 07.07.2010 tarihli ATK raporunun da aynı doğrultuda olması karşısında, davacı tarafın, uyuşmazlık konusu bononun, başka bir belgeden elde edilen verilerle birlikte tanzim olunduğu i...