Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 352.maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı vekili 12/03/2018 tarihinde ... Mahallesi, ... Taksim Cad, No:... Beyoğlu İstanbul adresinde davalılar tarafından yapılan alt yapı çalışması sırasında müvekkili şirkete ait tesislere hasar verildiğini, hasar nedeniyle uğranılan zararın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davalı borçlular borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçluların itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, dolayısıyla davacı, alacak...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1789 KARAR NO: 2021/1751 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/02/2021 NUMARASI: 2018/915 Esas - 2021/126 Karar DAVA: İtirazın İptali BİRLEŞEN İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAH.2018/952 E. DOSYASI; DAVA: İtirazın İptali BİRLEŞEN İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAH. 2018/1132 E. DOSYASI; DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2021 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 352.maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı vekili 12/03/2018 tarihinde ... Mahallesi, ... Taksim Cad, No:... Beyoğlu İstanbul adresinde davalılar tarafından yapılan alt yapı çalışması sırasında müvekkili şirkete ait tesislere hasar verildiğini, hasar nedeniyle uğranılan zararın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davalı borçlular borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçluların itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, dolayısıyla davacı, alacak iddialarını müvekkili şirkete yöneltemeyeceğini, taleplerin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin davalıyı zarara uğratan bir eylemi ve işlemi bulunmadığını, davacı davasını hem kusur hem de zarar yönünden ispatla mükellef olduğnu ancak dosyada yer alan belge ve bilgiler bu hususları ispatlayacak yeterlilikte olmadığını, davalı her zaman tek taraflı olarak düzenlenebilen delillere dayanarak alacak talebi ileri sürdüğünü, bu zamana kadar davacıdan müvekkil şirketlere oluşan zararla ilgili sözlü ya da yazılı bir talepte bulunulmadığını, bu hasar ile ilgili olarak gerek müvekkil şirket yönetiminden gerekse de şantiye sahasından yapmış olduğumu araştırmada, iddia konusu hasardan haberdar olan birine rastlanmadığını, davacı şirket dava dışı bir şirket eliyle hasarın giderimini sağladığınt ifade ettiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının hasarın ederinden çok daha fazla bir bedelle tazmin yoluna gittiğini ve kamu ve tekel gücüne dayanarak müvekkil şirketlerin zararını arttırdığını, bu eylem ve işleminde kötü niyetli olduğunu düşündüklerini, talep edilen miktarın fahiş tutarda bir bedel olduğunu, gerçekten öncelikle davacının bir zarar gördüğünü ardından ise zararın giderimi için yapılan masrafı ispat etmesi gerektiğini, oysa davacının delilleri hasar keşif formu, işletme zarar tablosu, günlük şantiye defteri gibi delillerin tamamı tek taraflı ve her zaman düzeni ene bilen belgeler olması hasebiyle delil olma vasfinda olmadığını, bu delilleri kabul etmediklerini, öncelikle husumet yokluğundan müvekkil şirket yönünden davanın reddine, aksi halde haksız ve hukuka ...