5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 96'ncı maddesinde; Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemelerin kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemelerin bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden itibaren kanuni faiz uygulanmaktadır. Aylık bağlanması sırasında ilgililerce doldurularak SGK'ya verilen Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesinde ilgililerin aylığın ödenip ödenmeyeceğine etken olan durum değişikliklerini bildireceklerine dair taahhütleri alınmakta, aylığın kesilmesini gerektiren durumu SGK'ya bildirmeyenlere ödenen aylıklar kanuni faizi ile birlikte geri alınmaktadır. SSK'dan yaşlılık aylığı almakta iken, memur olarak kamu kurumunda çalışmayan başlayan emeklinin söz konusu çalışmalarının SGK'ca tespit edilerek 1/1/2005-14/9/2009 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylığının kanuni faiziyle birlikte istenmesi işlemine yönelik olarak mülkiyet hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesinin 9/3/2016 tarih ve 2016/8074 sayılı Kararında, söz konusu bildirim yükümlülüğünün emekliyi çalıştıran kurumlara ait olduğu ve bu bildirimin yapılmamış olması ya da SGK'ca söz konusu çalışmanın tespit edilememiş olmasından kaynaklanan kusurun emekliye atfedilemeyeceği ve ödenmiş olan aylıklar için kanuni faiz alınmaması gerektiğine hükmedilmiştir. Bu kararla birlikte, 5335 sayılı Kanun kapsamında yer alan kurum ve kuruluşlarda çalışması nedeniyle aylığı kesilmesi gerekenlere yapılan yersiz ödemeler için kanuni faiz uygulanıp uygulanmayacağı konusunda yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olduğu değerlendirilmektedir.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.