Vergi kanunlarına göre, gerek vergi alacağını güvence altına almak gerek vergi idaresini iş yüküne boğmamak, gerekse mükellef sayısını azaltmak amacıyla bazı vergilerde verginin doğru ve eksiksiz bir şekilde hazineye intikal etmesi için vergi mükellefi ile ilişki içinde olan bazı kişiler mükellef ile birlikte veya onun yerine vergi borcunun ödenmesinden sorumlu tutulabilmektedir. Kanuni temsilcilerin sorumluluğu uygulaması da bunlardan birisidir. Tüzel kişiliği haiz bütün kurum ve kuruluşlarda amme borçlarının ödenmesinden esas itibariyle şirket tüzel kişiliği sorumludur. Bununla beraber şirket malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağının ödenmesi bakımından, şirket kanuni temsilcilerine ve ortaklarına belirli sorumluluklar düşmektedir. Bu sorumluluk yalnızca cari dönemdeki kanuni temsilcilere ilişkin olmayıp, belirli durumlarda eski kanuni temsilcileri de amme alacağının ödenmesinden sorumlu tutulabilmekteydi. Ancak Anayasa Mahkemesinin 19/3/2015 tarihli ve E: 2014/144, K: 2015/29 sayılı Kararı ile, 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinin 5. ve 6. fıkrasında yer alan hükümler, Anayasa'nın 2. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.