İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davalıya 09/04/2011 ve 12/08/2011 tarihlerinde seramik ürünler satıldığını ancak bedellerinin tahsil edilemediğini, davalı şirkete bu hususta ihtarname de çekildiğini, faturaların vade tarihlerinin 09/04/2011 ve 12/08/2011 olarak düzenlendiğini belirterek, söz konusu faturalardan doğan 35.700,10 TL alacağın vade tarihleri olan 09/04/2011 ve 12/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davacıdan 2010 ve 2011 yıllarında bazı ürünler alındığını ve bedellerinin eksiksiz olarak ödendiğini, davacının müvekkiline...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/387 KARAR NO: 2022/518 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARI VEREN MAHKEME: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİH: 04/12/2019 DOSYA NUMARASI: 2018/123 Esas - 2019/1101 Karar DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/03/2022 İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davalıya 09/04/2011 ve 12/08/2011 tarihlerinde seramik ürünler satıldığını ancak bedellerinin tahsil edilemediğini, davalı şirkete bu hususta ihtarname de çekildiğini, faturaların vade tarihlerinin 09/04/2011 ve 12/08/2011 olarak düzenlendiğini belirterek, söz konusu faturalardan doğan 35.700,10 TL alacağın vade tarihleri olan 09/04/2011 ve 12/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davacıdan 2010 ve 2011 yıllarında bazı ürünler alındığını ve bedellerinin eksiksiz olarak ödendiğini, davacının müvekkiline taklit ve eksik ürünler verdiğini, bunun üzerine davacıya noter ihtarnamesi gönderildiğini ve ayıplı mal nedeniyle tazminat davası açıldığını, davaya konu faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, fatura içeriklerinin gerçeği yansıtmadığını, faturalarda yazan malların müvekkili tarafından alınmadığını, davacının söz konusu malları teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 04/12/2019 tarih ve 2018/123 Esas - 2019/1101 Karar sayılı kararı ile; " ....davacının 2 adet faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunduğu, faturanın tek başına alacağın varlığını ispat etmediği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ticari defterlerin, ticari davalarda sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu nedenle her ne kadar davacı tarafın usulüne uygun ticari defterlerinde faturalar kayıtlı ise de davalı tarafın ticari defterleri incelenemediğinden kendi defterlerindeki kayıtların davacı lehine kesin delil teşkil etmeyeceği, davacının faturalara konu malların teslimine dair evrak sunmadığı, her ne kadar davalı tarafından ödeme makbuzları, sipariş formu ve ayıp ihtarnamesi sunulmuş ise de, sunulan belgelerdeki malların dava konusu fatura içeriklerindeki mallarla birebir örtüşmediği, davalı tarafça gönderilen noter ihtarnamesi tarihinin 12/...