Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin, yurt dışı menşeli davalı şirketlerin ürettikleri kimyevi maddeleri1975 yılından beri Türkiye pazarında pazarladıklarını; bu emtiaları Türkiye pazarına da müvekkilinin soktuğunu; davalı şirketlerin web sitesinde Türkiye temsilcilerinin ... Limited şirketinin olduğunun yer aldığını, TTK 105 uyarınca Türkiye'de merkez ve şubesi bulunmayan yabancı işletmeler adına yurt içinde işlem yapanlar hakkında acentelik hükümlerinin uygulanacağını belirterek, iş bu davayı yurt dışı menşeli şirketlerin acentesi olan şirket aleyhine Türkiye'de açtıklarını; açılan bu davada yabancı menşeli firmalar aleyhine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davalı üç şirketle müvekkili arasında 45...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/2192 KARAR NO: 2021/1919 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/09/2021 NUMARASI: 2020/482 Esas - 2021/566 Karar İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/12/2021 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin, yurt dışı menşeli davalı şirketlerin ürettikleri kimyevi maddeleri1975 yılından beri Türkiye pazarında pazarladıklarını; bu emtiaları Türkiye pazarına da müvekkilinin soktuğunu; davalı şirketlerin web sitesinde Türkiye temsilcilerinin ... Limited şirketinin olduğunun yer aldığını, TTK 105 uyarınca Türkiye'de merkez ve şubesi bulunmayan yabancı işletmeler adına yurt içinde işlem yapanlar hakkında acentelik hükümlerinin uygulanacağını belirterek, iş bu davayı yurt dışı menşeli şirketlerin acentesi olan şirket aleyhine Türkiye'de açtıklarını; açılan bu davada yabancı menşeli firmalar aleyhine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davalı üç şirketle müvekkili arasında 45 yıldır süren bir tek yetkili satıcılık ilişkisi bulunduğunu ve bu ilişkinin herhangi bir haklı sebep olmadan ve yine herhangi bir ihbar süresi tanınmadan tek taraflı bir e-posta ile davalı şirketler tarafından fesih edildiğini; mahkemece haksız feshin tespiti ile müvekkilinin uğradığı müspet zarar ve masraf ile portföy tazminatının hesaplanmasını, haksız fesih tazminatıyla birlikte davalı yurt dışı menşeli şirketlerden avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi dava ve talep olunmuştur. CEVAP:Davalılara izafeten dava yöneltilen ... vekili, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, zira TTK 105 maddesi uyarınca bu davanın ancak yabancı şirketlerin Türkiye'deki acentesine karşı açılabileceğini, oysa müvekkili ile onlar arasında bir acentelik ilişkisinin bulunmadığını; davacı ile yurt dışı şirketleri arasındaki sözleşmeye de müvekkili şirketin herhangi bir şekilde aracılık etmediğini, dahil olmadığını belirterek; davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, ... şirketinin davacı şirketle ne de başka üçüncü şahıs konumundaki şirketlerle yabancı menşeli şirketler arasında bir ilişki söz konusu olmadığını, bunun ticari defter ve kayıtlarından ortaya çıktığını; davacı tarafın 1975 yılından beri yurt dışı şirketlerin tek satıcısı olduğunu ileriye sürdüğünü, oysa çıkartılan ticaret sicil kayıtlarına göre 21/10/2005 yılında kurulmuş olduğunu; bu nedenle tek satıcılık ilişkisinin kurulmasına da herhangi bir katkısının bulunamayacağını; 2005 yılından sonra da ticari ilişkilerine " aracılık konumunda " katıldığına dair hiç bir delil bulunmadığından ...'ne "izafeten " dava açılamayacağını, bu şekilde açılan davanın husumetten reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; TTK Md.105 t...