TARİHİ : 07/04/2018 tarihli, ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararı NUMARASI : 2017/880 Esas DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali -Dava içinde İhtiyati haciz İtirazın iptali davası içinde davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair ilk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında ticari alım satım ilişkisi bulunduğunu, davalı şirkete mal verdiklerini, gönderdikleri faturaların itiraza uğramadığını, fatura alacaklarının ödenmediğini, bu sebeple davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 14/03/2018 tarihli dilekçesi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/969 KARAR NO : 2018/738 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/04/2018 tarihli, ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararı NUMARASI : 2017/880 Esas DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali -Dava içinde İhtiyati haciz İtirazın iptali davası içinde davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair ilk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında ticari alım satım ilişkisi bulunduğunu, davalı şirkete mal verdiklerini, gönderdikleri faturaların itiraza uğramadığını, fatura alacaklarının ödenmediğini, bu sebeple davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 14/03/2018 tarihli dilekçesi ile; borçlunun mallarını kaçırma şüphesi bulunduğundan ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, davacının bu talebi 15/03/2018 tarihli ara kararı ile reddedilmiştir. Davacı vekili 04/04/2018 tarihli dilekçesinde, tarafların cari hesap usulü ile çalıştıklarını, faturada belirtilen ürünlerin davalıya teslim edildiğini, faturaların itiraza uğramadığını, e-mail yazışmaların alacağın varlığı ve miktarı konusunda notlar bulunduğunu, şu ana kadar bir ödeme yapılmadığını, faturaların davalıya tebliğ edilmesine rağmen yasal sürede ayıp ihbarı bulunmadığını, yaklaşık ispatın gerçekleştiğini, 21/03/2018 tarihli ön inceleme duruşmasında davalı tarafın alacak miktarı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığını, tek uyuşmazlığın ayıp konusunu olduğunu beyan ettiğini, davalının ayıp iddiasının dinlenme olanağının bulunmadığını, ayıp ihbarının tanıkla ispat edilemeyeceğini belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 21/03/2018 tarihli duruşmada, takibe konu faturalarda beyan edilen ürünlerin ayıplı olduğunu, alacağın miktarı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığını beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesi; 07/04/2018 tarihli ara kararıyla, talebin yargılamayı gerektirmesi sebebiyle İİK 277. maddesindeki yasal şartlar gerçekleşmediğinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; 21/03/2018 tarihli ön inceleme duruşmasında, davalı vekilinin taraflar arasında alacak miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmadığını beyan ettiğini, bu durumda alacağın varlığı ve miktarı konusunda tereddüt kalmadığını, İİK 257. maddesindeki şartların gerçekleştiğini, kaldı ki 21/03/2018 tarihli duruşmada, davalının ayıp konusunda tanık dinletme talebinin de reddine karar verildiğini...