İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili, davalı şirketin müvekkili ...'in bilgisi ve rızası dışında sahte olarak düzenlenen iki adet bonoya dayalı olarak icra takibi başlattığını, takibe konu bonoların müvekkili tarafından düzenlenmediği gibi imzaların da müvekkiline ait olmadığını, davalının imzaların müvekkili ...'e ait olmadığını bilebilecek durumda ve kötüniyetli olduğunu, buna rağmen icra dosyasında diğer müvekkili ...'e haciz ihbarnamesi tebliğ ettirdiğini, müvekkili ...'in de birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine sağlık problemleri nedeniyle itiraz edemediğini, müvekkili ...'in bu şekilde borç altına sokularak müvekkilinin maaşında ve pirimlerinde kesintiler...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/2524 Esas KARAR NO: 2021/2207 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:06/09/2016 NUMARASI: 2014/481 E., 2016/631 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ:24/12/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili, davalı şirketin müvekkili ...'in bilgisi ve rızası dışında sahte olarak düzenlenen iki adet bonoya dayalı olarak icra takibi başlattığını, takibe konu bonoların müvekkili tarafından düzenlenmediği gibi imzaların da müvekkiline ait olmadığını, davalının imzaların müvekkili ...'e ait olmadığını bilebilecek durumda ve kötüniyetli olduğunu, buna rağmen icra dosyasında diğer müvekkili ...'e haciz ihbarnamesi tebliğ ettirdiğini, müvekkili ...'in de birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine sağlık problemleri nedeniyle itiraz edemediğini, müvekkili ...'in bu şekilde borç altına sokularak müvekkilinin maaşında ve pirimlerinde kesintiler yapıldığını, yapılan kesintilerin 12.505,00 TL'nin üzerinde olduğunu belirterek müvekkili ...'in takibe dayanak kambiyo senetlerinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, müvekkili ...'in maaş ve pirimlerinden yapılan kesintilerin istirdadına ve %40 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili ile davacı ... arasında 1997 yılında başlayan ticari ilişkinin halen devam ettiğini, ticari ilişkinin müvekkili ile ... arasında gerçekleştiğini, ...'in devlet memuru olması nedeniyle işletmeyi fiilen ...'in işlettiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, söz konusu senetlerin borca karşılık müvekkiline verildiğini, kaldı ki ...'in takip başladıktan sonra da açık kalan borcuna karşılık olarak dava konusu bonoları verdiğini, ayrıca ticari ilişkinin halen devam etmekte olduğunu, haciz ihbarnameleri ile ilgili iddiaların ise hukuki değerden yoksun olduğunu belirterek davanın reddini istemiş, karşı davasında ise davacı tarafın ilk önce 4 adetten toplam 28.000,00 TL tutarında, daha sonra ise işbu davaya konu iki adetten toplam 9.000,00 TL'lik senetleri verdiğini, şayet imza inkarının kabulü cihetine gidilecek olursa temel ilişkiye dayalı olarak alacağın tespitini istediklerini, buna göre fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla davalı karşı davacının alacağının tespitine ve şimdilik 1.000 TL'nin avans faiziyle davacı karşı davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre; davacı-karşı davalılardan ...'in yargılama sırasında vefat ettiği, açtığı davanın mirasçıları tarafından takip edilmediği, yine davalı-karşı davacı tarafından açılan karşı davanın da ... yönünden takip edilmediği, asıl davaya konu bono...