Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLAR İDDİA VE SAVUNMA ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01.06.2010 tarihli kurumsal satış sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmeyi 06.09.2013 tarihli ihtarname ile feshettiğini, bu feshin hukuka aykırı olduğunu, zira davalının 01.06.2010 tarihli olan ve belirsiz süreli hale gelen acentelik sözleşmesini herhangi bir haklı neden göstermeksizin ve üç aylık feshi ihbar süresine riayet etmeksizin görülen lüzum üzerine feshettiğini, hukuka aykırı bu fesih nedeniyle davalının, müvekkilinin zararlarını tazminle yükümlü olduğunu, davalının fesih...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/347 KARAR NO : 2018/1395 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ : MAHKEMESİ: İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2014/1376 Esas - 2017/763 Karar TARİH : 02/11/2017 DAVA : Tazminat Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLAR İDDİA VE SAVUNMA ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01.06.2010 tarihli kurumsal satış sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmeyi 06.09.2013 tarihli ihtarname ile feshettiğini, bu feshin hukuka aykırı olduğunu, zira davalının 01.06.2010 tarihli olan ve belirsiz süreli hale gelen acentelik sözleşmesini herhangi bir haklı neden göstermeksizin ve üç aylık feshi ihbar süresine riayet etmeksizin görülen lüzum üzerine feshettiğini, hukuka aykırı bu fesih nedeniyle davalının, müvekkilinin zararlarını tazminle yükümlü olduğunu, davalının fesih ihtarnamesinde dayandığı yedi gün önceden noter kanalı ile ihbarda bulunmak koşulu ile davalının bu sözleşmeyi her zaman tazminat ödemeden sona erdirebileceğine ilişkin sözleşmenin 29/C maddesinin TTKnın acentelik sözleşmesi ile ilgili hükümlere aykırı olduğunu, yine TMK'nın 2. maddesi ve TBK'nın genel işlem koşullarını düzenleyen maddeleri gereğince sözleşmenin haklı bir sebep göstermeksizin yedi gün içinde feshedilmesinin hukuka uygun olmadığını, 29/C madde hükmünün genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak müvekkilinin aleyhine, onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte bir hüküm olduğunu ve bu hükme dayanarak yapılan feshin geçersiz olduğunu, müvekkili tarafından çekilen 30.09.2013 tarihli cevabi ihtarnamede, uğranılan her türlü zararın tazmininin talep edileceğinin ihtar edildiğini, haksız fesih yüzünden müvekkilinin iş yerinde istihdam ettiği personelini işten çıkarmak zorunda kaldığını ve ihbar ve kıdem tazminatı olarak 16.410 TL ödemek zorunda kaldığını, bu miktarın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsilini talep ettiklerini, ayrıca davalının çeşitli isimler altında fatura kestiğini ve her ay müvekkilinin hakedişlerinden bu cezaları mahsup ettiğini, davalının defterlerini inceleyememeleri nedeniyle tarafların cari hesapları arasındaki farkların tam olarak bilinmediğini, bu nedenle belirsiz alacak davası açtıklarını belirterek şimdilik 3.590-TL cari hesap alacağının tahsilini talep ettiklerini beyan ederek, sonuçta, 16.410 TL tazminatın ve 3.590 TL cari hesap alacağının temerrüt faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, bilirkişi raporları alındıktan sonra verdiği 07.06.2017 tarihli dilekçesiyle dava dilekçesinde 3500 TL olarak istedikleri cari hesap alacağını 26...