İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/01/2021 tarihli, 2020/497 esas ve 2021/58 karar sayılı dosyası dairemize gönderilmiş olmakla, yapılan inceleme sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; tasfiye halinde .... ile müvekkili arasında İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2016/1070 Esas sayılı alacak davasının derdest olduğunu, bu davanın yapılan yargılaması sırasında tasfiye halinde .... nin tasfiyesinin sona erdiği ve sicilden terkin edildiği hususunun belirlenmesi üzerine 01/09/2020 tarihli duruşmada mahkeme tarafından şirketin ihyası için dava açmaları konusunda bir aylık kesin süre verildiğini, şirketin tasfiyesinin 20/05/2019 tarihinde tescil edildiğini, şirketin tüzel kişiliği terkin sonucunda sona ermiş ise de tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yapılmadığını, derdest davaların sonucu beklenmeden tasfiye işleminin bitirilemeyeceğini, alınan...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2021/478 KARAR NO : 2021/384 KARAR TARİHİ : 17/05/2021 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/01/2021 NUMARASI : 2020/497 Esas ve 2021/58 Karar DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası KARAR TARİHİ : 17/05/2021 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/05/2021 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/01/2021 tarihli, 2020/497 esas ve 2021/58 karar sayılı dosyası dairemize gönderilmiş olmakla, yapılan inceleme sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; tasfiye halinde .... ile müvekkili arasında İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2016/1070 Esas sayılı alacak davasının derdest olduğunu, bu davanın yapılan yargılaması sırasında tasfiye halinde .... nin tasfiyesinin sona erdiği ve sicilden terkin edildiği hususunun belirlenmesi üzerine 01/09/2020 tarihli duruşmada mahkeme tarafından şirketin ihyası için dava açmaları konusunda bir aylık kesin süre verildiğini, şirketin tasfiyesinin 20/05/2019 tarihinde tescil edildiğini, şirketin tüzel kişiliği terkin sonucunda sona ermiş ise de tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yapılmadığını, derdest davaların sonucu beklenmeden tasfiye işleminin bitirilemeyeceğini, alınan tasfiye kararının müvekkilinin olası alacağına kavuşmasını engeller nitelikte olduğunu belirterek, şirketin ihyasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin tasfiye memuru olan davalı ...a yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı ... cevap dilekçesi ile özetle; Tasfiye Halinde .... 'nin müdürlüklerinin Merkez .... sicil numarasında kayıtlı olduğunu, 24/12/1994 tarihinde kuruluş ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil edildiğini, 09/01/2015 tarihinde nakil olarak müdürlükleri tarafından tescil edildiğini, şirketin 16/05/2019 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ....ın seçildiğini, 20/12/2019 tarihli genel kurul kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeniyle şirketin sicil kaydının silinmesine karar verildiğini ve 24/12/2019 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescilinin yapıldığını, şirketin tasfiyesinin yasaya uygun olarak gerçekleştirilmesinden ve sona erdirilmesinden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, müdürlüklerinin bu konuda herhangi bir tetkik mükellefiyetinin bulunmadığını, davanın türü itibariyle müvekkilinin yasal hasım konumunda olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek, müdürlükleri aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesi ile özetle; yargılamanın yazılı yargılama usulüne göre yürütülmesi gerektiğini, basit yargılama usulüne tabi olmadığını, davacı şirketin Tasfiye Halinde .... nden alacağının bulunmadığını, tasfiye işlemlerinin usulüne uygun olarak yapıldığını, alacaklı olduğunu ileri süren davacı şirketin süreçte basiretli bir tacir gibi davranması ve itirazı varsa etme...