Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sırasında talep edilen ihtiyati tedbirin ara kararda yazılı nedenlerden dolayı reddine yönelik olarak verilen karara karşı, süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, 18.09.2010 tarihli bayilik sözleşmesini imzalayan davalı bayinin Büyükçekmece .... Noterliğinin 17.12.2012 tarihli ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesini ve bağlantılı sözleşmeleri tek taraflı olarak ve haksız surette feshetmiş olması sebebiyle davalı tarafa ödenmiş olan 1.068.600,00 TL prim alacağının KDV ile birlikte ödeme tarihinden; mahrum kalınan kar kaybı tutarı 934.739,63 TL nin KDV ile birlikte ve son olarak protokolün 5. maddesine göre 500.000,00 TL cezai şart alacağının yine temerrüt tarihinden...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/258 KARAR NO : 2019/310 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2018/734 Esas KARAR TARİHİ: 09/01/2019 DAVA : Alacak Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sırasında talep edilen ihtiyati tedbirin ara kararda yazılı nedenlerden dolayı reddine yönelik olarak verilen karara karşı, süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, 18.09.2010 tarihli bayilik sözleşmesini imzalayan davalı bayinin Büyükçekmece .... Noterliğinin 17.12.2012 tarihli ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesini ve bağlantılı sözleşmeleri tek taraflı olarak ve haksız surette feshetmiş olması sebebiyle davalı tarafa ödenmiş olan 1.068.600,00 TL prim alacağının KDV ile birlikte ödeme tarihinden; mahrum kalınan kar kaybı tutarı 934.739,63 TL nin KDV ile birlikte ve son olarak protokolün 5. maddesine göre 500.000,00 TL cezai şart alacağının yine temerrüt tarihinden itibaren işleyecek TCMB'nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz ile birlikte taraflar arasındaki protokolü müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalayan davalı ... ile davalı firmadan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, ayrıca 08/01/2019 tarihli dilekçesi ile 12.12.2018 tarihli ara kararından dönülmesi, 17.07.2014 tarihli 1.902.510,00 TL meblağlı banka teminat mektubunun davalı şirkete iadesi isteminin reddini ve davalı şirkete iade edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili, davacının cezai şart ve prim ödemelerinin tahsilinin talep edebilmesi için protokolün 5. maddesine göre sözleşmenin davacı tarafından feshedilmiş olması gerektiğini, oysa sözleşmenin müvekkili tarafından feshedildiğini, kaldı ki talep edilen cezai şartın, kuruluşundan beri büyük zarar eden müvekkili yönünden iktisadi yönden mahvına neden olabilecek ölçüde fahiş olduğunu, sözleşme ve protokolün müvekkili aleyhine hükümler içermesinin yanı sıra prim tutarlarının hesaplanması konusunda davacının müvekkiline tatmin edici bilgi vermekten kaçınması sebebiyle feshedildiğini, sözleşmede ve protokolde davacının kar mahrumiyeti talep edebileceğine ilişkin hüküm bulunmadığını, sözleşmenin feshi halinde menfi zarar talep edilebileceğini, protokol ve sözleşmede müvekkili davalının kefil olduğuna dair bilgi bulunmadığı gibi kefalet limitinin de gösterilmediğini, kefaletname başlıklı belgenin ise sözleşme veya protokolün eki olduğunun belirtilmediğini, sözleşme ve protokolle bağlantısının kurulmadığını, dolayısıyla bu belgenin geçerli olmadığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi 09.01.2019 tarihli ara kararla, 11/12/2018 tarihli ara karardan dönülmesini gerektiren bir durum bulunmadığı...