Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, istinaf incelemesinin HMK'nın 356. maddesi uyarınca duruşmalı olarak yapılıp dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü. TARAFLAR İDDİA VE SAVUNMA ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... ve dava dışı ... ile birlikte ...Ltd.Ştinin ortaklarından olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete 12.08.2010 tarihinde ortak olarak katıldığını, şirketin geçmişe yönelik borçlarının ödenmesine öncelik tanınarak sonrasında kar almanın amaçlandığını ancak davalı şirket müdürünün bu zamana kadar ortaklara kar payı dağıtmadığı gibi ortaklara şirket hesapları ile bilgi vermediğini, müvekkilinin ısrarı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2461 KARAR NO: 2021/550 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/02/2017 NUMARASI: 2012/122 -2017/62 E.K DAVANIN KONUSU: Alacak Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, istinaf incelemesinin HMK'nın 356. maddesi uyarınca duruşmalı olarak yapılıp dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü. TARAFLAR İDDİA VE SAVUNMA ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... ve dava dışı ... ile birlikte ...Ltd.Ştinin ortaklarından olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete 12.08.2010 tarihinde ortak olarak katıldığını, şirketin geçmişe yönelik borçlarının ödenmesine öncelik tanınarak sonrasında kar almanın amaçlandığını ancak davalı şirket müdürünün bu zamana kadar ortaklara kar payı dağıtmadığı gibi ortaklara şirket hesapları ile bilgi vermediğini, müvekkilinin ısrarı sonucunda davalı tarafça şirketin gelir ve giderlerini gösteren bir hesap tablosu verilmişse de gelir gider tablosunun gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığını, şirket kasasına giren gelirlerin olduğundan daha az, giderlerin de daha fazla gösterildiğini, şirketin iştigal konusu dışında borç para adı altında para alarak ya da çekler alıp çek kırdırma olarak tabir edilen yöntemle şirketi borçlandırdığını, zarara uğrattığını, dava dilekçesi ekinde sunulan mali müşavir ... tarafından düzenlenen özel raporun davalının şirketi kötü yönettiğine ve zarara uğrattığına ilişkin eylemlerine ışık tuttuğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 300.000 TL tazminatın 01.01.2011 tarihinden itibaren faizi ile birlikte şirket hesabına iadesine, davalının şirket müdürlüğünden azli ile tedbiren kayyım tayin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, taraflarca imzalanan 06.08.2012 tarihli hesap mutabakatı başlıklı tutanakla müvekkilinin 2010 yılı için ibra edildiğini, davacı tarafça mali müşavire düzenlettirilen özel raporun tek taraflı, dayanaksız ve hukuki yanı bulunmayan bir rapor olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan deliller doğrultusunda; dava 14/05/2012 tarihinde açılmış olup, davacı ve şirket müdürü ... ile diğer şirket ortağı ... arasında 06.08.2012 tarihinde dava açıldıktan sonra hesap mutabakatı başlığı altında "2010 yılında toplam zararımız 597.487 TL olarak hesaplanmış ve 2011 yılı hesaplarına intikal ettirilmiştir" denilmek suretiyle davacı ve şirket yöneticisi davalının ibralaştığı, davadan sonra yapılan mutabakat ve alınan bilirkişi raporu değerlendir...