Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2017/4636 · K. 2020/985
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E:2017/4636 K:2020/985

E. 2017/4636K. 2020/98510 Haziran 2020
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/06/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ... Sanayi A.Ş arasında kredi sözleşmesi düzenlendiğini, davalıların da sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer aldığını, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalıların haksız itirazları sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, kredi sözleşmesindeki kefaletlerin geçersiz olduğunu, ayrıca asıl borçlu ile davacı arasında protokol düzenlendiğini, protokol uyarınca asıl borçluya süre tanındığını bildirerek davanın...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/4636 Esas KARAR NO: 2020/985 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/03/2017 NUMARASI: 2014/470 2017/161 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/06/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ... Sanayi A.Ş arasında kredi sözleşmesi düzenlendiğini, davalıların da sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer aldığını, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalıların haksız itirazları sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, kredi sözleşmesindeki kefaletlerin geçersiz olduğunu, ayrıca asıl borçlu ile davacı arasında protokol düzenlendiğini, protokol uyarınca asıl borçluya süre tanındığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre; kefaletin geçersizliğine dair davalı savunmalarının yerinde olmadığı, sözleşmedeki davalılara ait imzaların davalıların eli ürünü olduğu ve kefaletlerinin geçerli olduğu, davalıların kefil olup gayrinakdi alacağın depo edilmesi talebinin sözleşmede açık bir hüküm bulunmaması nedeniyle istenemeyeceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf sebebi olarak; davalılar vekilinin 19/07/2006 tarihinde vekillikten çekildiğine dair mahkemeye dilekçe sunduğunu, buna göre davalı yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, ancak mahkemenin 17.630,26 TL vekalet ücretine hükmettiğini, ayrıca 862,62 TL depo talebinin reddinin doğru olmadığını bildirmiştir. Davacı tarafından davalılar ile dava dışı kişiler aleyhine 3.240.693,94 TL asıl alacak olmak üzere toplam 3.420.987,86 TL nakit alacağın %72 oranında temerrüt faiziyle, 1.565.062,62 TL gayrinakdi kredi bedelinin depo edilmesi, nakde dönüştüğünden itibaren %72 oranında temerrüt faiziyle tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalılar ile diğer borçluların yetkiye ve borca itirazları üzerine takibin durduğu görülmüştür.Yargılama sırasında alınan 08/06/2015 tarihli üç kişilik grafolog raporunda; sözleşmelerdeki imzaların davalıların eli ürünü olduğu, ancak tarihsiz 8 milyar TL bedelli genel kredi sözleşmesindeki davalı ... adına atılan imzanın bu davalının eli ürünü olmadığı yolunda görüş bildirildiği görülmüştür. Yargılama sırasında alınan 11/04/2016 tarihli 3 kişilik bilirkişi raporunda; davacı bankanın davalılardan takip tarihi itibariyle toplam 3.420.987,86 TL talep edebileceği, dava tarihinden sonra 261.154,99 TL tahsilat yapıldığı, bu tahsilat ile borcun tasfiyesi söz konusu olmadı...

Atıf Yapılan Mevzuat

AkıllıKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 361

Temyiz edilebilen kararlar54

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 353

Duruşma yapılmadan verilecek kararlar48

full_scan_v1Kanun

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 1

Bu kanun hükümleri ikinci maddede yazılı olanlar dışında, genel bütçeye

full_scan_v1Kanun

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 164

Ölüm işi bırakma hükmündedir. Ölüm mükellefin mirası reddetmemiş

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2017/4785 · K. 2020/987

10 Haziran 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2017/4867 · K. 2020/981

10 Haziran 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2017/4657 · K. 2020/980

10 Haziran 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2017/4657 · K. 2020/980

10 Haziran 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2017/4636 · K. 2020/985

10 Haziran 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2017/4377 · K. 2020/688

16 Mart 2020