Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; resen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalı ... şirketine kasko sigortası ile sigortalı bulunan ... plakalı aracının evinin önünden çalındığını, bu şekilde riziko gerçekleşmiş olmasına rağmen sigorta bedelinin ödenmediğini belirtilerek tazminat talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesine, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması sonrasında, Dairemizin 2020/2321 Esas - 2020/4252 Karar sayılı kararıyla, TTK 1427/2. maddesi uyarınca sigorta işlemlerinin sigortacıdan kaynaklanmayan bir...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/968 KARAR NO: 2022/168 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/03/2021 NUMARASI: 2020/691 (E) 2021/235 (K) DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 01/02/2022 Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; resen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalı ... şirketine kasko sigortası ile sigortalı bulunan ... plakalı aracının evinin önünden çalındığını, bu şekilde riziko gerçekleşmiş olmasına rağmen sigorta bedelinin ödenmediğini belirtilerek tazminat talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesine, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması sonrasında, Dairemizin 2020/2321 Esas - 2020/4252 Karar sayılı kararıyla, TTK 1427/2. maddesi uyarınca sigorta işlemlerinin sigortacıdan kaynaklanmayan bir sebeple sonuçlanamaması halinde zamanaşımı süresinin işlemeyeceği, somut olayda da sigorta işlemlerinin tamamlanamamasının araç üzerindeki hacze konu borcun geç ödenerek kapatılmasından kaynaklandığı, dolayısıyla davanın zamanaşımına uğramadığı, kaldı ki davalı tarafın zamanaşımı savunmasının TTK'nın 1427. maddesi uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle kararın kaldırılmasını müteakip yapılan yargılamada, davanın 5.000,00 TL yönünden kabulüne, fazlaya ilişkin istemin ise zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına rağmen zorlama yorumlarla artırılan kısım bakımından davanın reddedildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dava, kasko sigortasından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesinde "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir. hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay ilke kararlarında açıklandığı üzere, davanın açıldığı tarihte alacak miktarının belirlenmesi imkansız ise belirsiz alacak davası açılabilir. Öte yandan alacaklı taraftan, alacağın miktar veya değerinin tam olarak belirlenmesi beklenemez ise yine belirsiz alacak davası açılabilir. Diger bir deyişle, alacağın miktarının belirleneb...