Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin abonesi olduğu sayaçlara ilişkin son 10 yılda her hangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden şimdilik 5.000,00 TL ve alınan KDV'lerin ödeme tarihlerinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6719 Sayılı Yasanın getirdiği düzenleme sebebiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Sözkonusu kararı davalı vekili istinaf...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2018/2061 KARAR NO: 2020/267 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/04/2018 NUMARASI: 2016/1025 E - 2018/364 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 26/02/2020 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin abonesi olduğu sayaçlara ilişkin son 10 yılda her hangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden şimdilik 5.000,00 TL ve alınan KDV'lerin ödeme tarihlerinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6719 Sayılı Yasanın getirdiği düzenleme sebebiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Sözkonusu kararı davalı vekili istinaf etmiş olup, istinaf dilekçesinde özetle, mahkemenin 6719 sayılı kanunda yapılan değişiklikler nedeniyle davanın konusuz kaldığı belirtilerek, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir edilmesinin gerektiğne ilişkin gerekçesinin yerinde olmadığını, mahkemenin davacının emsal Yargıtay HGK kararına göre davayı açmakta haklı olduğuna ilişkin tesbitin de hatalı bulunduğunu, mahkeme kararında bahsedilen Yargıtay HGK kararında eğer kayıp kaçak bedeli alınıyorsa bu bedelin iadesinin talep edileceğinin belirtildiğini, ancak bu karara göre de kayıp kaçak bedelininin alındığının kanıtlanması gerektiğini ,bu yöndeki savunma dikkate alınmadan kayıp kaçak bedeli alındığı varsayımından hareketle hüküm kurulmuş olduğunu, bu durumun hukuka aykırı olduğunu, diğer yandan davacı şirketin Organize Sanayi Bölgesi içinde faaliyet göstermekte olup (OSB iletim sistemi kullanıcısı olduğu için) müvekkili OSB'nin ,dağıtım şirketleri gibi doğrudan indirici trafo merkezlerinde bulunan sayaçlardan ölçülen değerler üzerinden elektrik satın aldığını, bu sebeple OSB'nin aldığı ve sattığı enerji faturalarında kayıp-kaçak bedeli bulunmadığını, mahkemece bu savunmaların elektrik bilirkişisi vasıtasıyla değerlendirilmediğini ve ayrıca davanın açıldığı anda davacının haklı olduğu kanıtlanmamış iken, yargılama giderlerinden ve vekalet ücretlerinden davalının sorumlu tutulmasının da usule ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüş, kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, aboneden tahsil edilen kayıp kaçak ve diğer bir kısım bedellerinin haksız tahsil edildiği iddiası ile istirdadı talebine ilişkindir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; davalı tarafça istinaf sebeplerinden birisi olar...