DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ : 27/05/2021 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/05/2021 İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02/03/2018 tarih ve 2015/1203 Esas-2018/269 Karar sayılı karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmış olmakla, dosyada bilgi ve belgeler değerlendirilerek gereği düşünüldü: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketle davalı ... arasında uzun yıllardır mal alım satımı yapıldığını, müvekkili şirketin, davalı şirketten alacağının tahsili için İzmir 26. İcra Müdürlüğü'nün 2015/4082 Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını beyanla borçlunun itirazının iptali ile duran takipte itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili şirket sektörde faaliyet gösterebilmek için...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2018/1697 KARAR NO : 2021/797 KARAR TARİHİ : 27/05/2021 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/03/2018 NUMARASI : 2015/1203 Esas-2018/269 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ : 27/05/2021 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/05/2021 İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02/03/2018 tarih ve 2015/1203 Esas-2018/269 Karar sayılı karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmış olmakla, dosyada bilgi ve belgeler değerlendirilerek gereği düşünüldü: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketle davalı ... arasında uzun yıllardır mal alım satımı yapıldığını, müvekkili şirketin, davalı şirketten alacağının tahsili için İzmir 26. İcra Müdürlüğü'nün 2015/4082 Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını beyanla borçlunun itirazının iptali ile duran takipte itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili şirket sektörde faaliyet gösterebilmek için davacı firmadan mal almak zorunda olduğunu, piyasada tek ve fiyat belirleyici olan davacı şirket piyasadaki gücünü kullanarak kendisi ile ticaret yapmak zorunluluğunda olan firmaları, tek taraflı ve tamamen kendi yararına olan uygulamalarla borçlandırdığını ve sektöre adet kendi kontrolünde tuttuğunu, euro üzerinden düzenlenen faturalar nedeniyle müvekkili şirkete aynı zamanda kur farkı faturaları da düzenlenerek gönderildiğini, müvekkili şirket faaliyetlerine devam edebilmek için bu faturaları almak zorunda kaldıklarını, ancak gerçek mal alışlarının 4 katı tutarında olan vade farkı ve kur farkı, temerrüd faizi ile birleşik faizden oluşan borçları kabul etmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasında cari ilişki sözleşmesi olmadığı gibi şirket yetkililerinin imzaladığı mutakabat metni de bulunmadığı taralar arasındaki ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde müvekkili firmanın davacı firmadan satın aldığı malların miktar üzerinden gerçek fiyatın içine euro cinsinden %10-15 arası fiyat farkının söz konusu olduğunun görüleceğini, davacı müvekkili ile arasında imzalanmış herhangi bir yazılı cari hesap sözleşmesi olmamasına rağmen faturaların üzerine yazdığı fahiş faiz oranları, sanki müvekkilin kabul etmiş gibi uygulaması haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, faize faiz yürütüldüğünü , şirket kayıtları incelendiğinde takibe konu borcun gerçek mal satışlarından değil haksız kesilen vade-kur farkı, haksız ve fahiş temerrüd faizi, ve bileşik faiz uygulamasından kaynaklandığının görüleceğini ,borcun TL olarak muhasebeleştirilmesi yani kur farklarının toptan borçtan indirilmesi gerektiğini alacağın likiid olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMESİNCE : Satım sözleşmesi, tarafların karşılıklı öne...