DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/03/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine senede dayalı olarak icra takibi başlattığını, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu arada müvekkilinin maaşından 1.000 TL kesinti yapıldığını belirterek müvekkilinin takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve müvekkilinin maaşından kesilen 1.000 TL'nin davalıdan istirdadına karar verilmesini istemiş, davacı vekili yargılama devam ederken sunduğu 27/10/2017 tarihli dilekçesinde ise, şimdiye kadar müvekkilinden yapılan tahsilat toplamı olan 14.338,00 TL'nin istirdadına karar verilmesini...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2018/1618 Esas KARAR NO: 2021/427 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/10/2017 NUMARASI: 2014/711 2017/786 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/03/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine senede dayalı olarak icra takibi başlattığını, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu arada müvekkilinin maaşından 1.000 TL kesinti yapıldığını belirterek müvekkilinin takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve müvekkilinin maaşından kesilen 1.000 TL'nin davalıdan istirdadına karar verilmesini istemiş, davacı vekili yargılama devam ederken sunduğu 27/10/2017 tarihli dilekçesinde ise, şimdiye kadar müvekkilinden yapılan tahsilat toplamı olan 14.338,00 TL'nin istirdadına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, müvekkili bankanın meşru hamil ve iyiniyetli üçüncü kişi durumunda olduğunu, takibin 2007 yılında başlatıldığını, dava açıldığı tarihe kadar davacının hiçbir itiraz yapmadığını, bu durumun davacının kötüniyetini gösterdiğini, ayrıca yıllar içerisinde kişilerin imzalarının farklılaşabileceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre; takip ve dava konusu senet altındaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, takibe konu 22.500 TL'lik senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacıdan tahsilatı yapılan 14.338,00 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekili, istinaf sebebi olarak; bilirkişinin mukayese incelemesinde yakın tarihli imza örnekleriyle karşılaştırma yaptığını, ancak bononun tanzim tarihine kadar yakın zamanlı imzaların incelenmesi gerektiğini, yeterli kadar imza örneği ibraz edilmediğini, kaldı ki raporda imza karakterlerinin benzediğini, ancak birkaç özellikten dolayı uyuşmadığının belirtildiğini, dolayısıyla imzanın sahteliği konusunun netlik kazanmadığını, bu nedenle adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacının ıslah dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğini ve bu ıslah talebine göre karar verildiğini, bu durumun taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, davacı tarafın 27/10/2017 tarihli dilekçesinde davayı 23.500,00 TL üzerinden harçlandırdıklarını, istirdat taleplerinin 14.338,00 TL olarak ıslah ettiklerini, ekstra ıslah harcı yatırmadıklarını belirttiğini, ıslah dilekçesinin tebliğ edilmemesinin usuli eksiklik olduğunu, istirdat talebinin kabul edildiğini, ancak yasal faiz yerine avans faize hükmedilmesinin doğru olmadığını bildirmiştir. Dav...