Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müşterisi olan dava dışı firmanın bıçak kalıp siparişi üzerine müvekkilinin sipariş konusu hammedelerin rektefiye/kesim işini davalıya verdiği ve davalı şirketin verilen işi yaparak karşılığında 5.900 TL fatura tanzim ettiğini, malzemelerin istenilen boyut ve ölçülerde kesilmemesi sebep gösterilerek dava dışı firma tarafından ürünlerin iade edildiğini, davalının eylemi nedeniyle zarara uğradığını belirterek 12.346,10 TL zararının davalıdan faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili; davacı şirketçe verilen ölçülerin uygun olmadığını davacıya bildirildiğini ancak davacının işin yinede...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/2262 KARAR NO: 2021/1443 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/09/2018 NUMARASI: 2017/464 Esas, 2018/875 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 13/07/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müşterisi olan dava dışı firmanın bıçak kalıp siparişi üzerine müvekkilinin sipariş konusu hammedelerin rektefiye/kesim işini davalıya verdiği ve davalı şirketin verilen işi yaparak karşılığında 5.900 TL fatura tanzim ettiğini, malzemelerin istenilen boyut ve ölçülerde kesilmemesi sebep gösterilerek dava dışı firma tarafından ürünlerin iade edildiğini, davalının eylemi nedeniyle zarara uğradığını belirterek 12.346,10 TL zararının davalıdan faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili; davacı şirketçe verilen ölçülerin uygun olmadığını davacıya bildirildiğini ancak davacının işin yinede yapılması talebi doğrultusunda kesim/rektefiye işleminin yapıldığını, ortaya çıkan sonuçtan sorumluluklarının bulunmadığından bahisle davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; bilirkişi raporu esas alınarak davaya konu ürünlerdeki hataların açık ayıp niteliğinde olduğu, belirtilen nitelikte olmasına davalı yüklenicinin etkisinin olmadığı; TBK 474. Madde uyarınca, davacı iş sahibinin ürünleri teslim aldıktan sonra gerekli incelemeyi yapmayarak eserdeki ayıpları kabul etmiş sayılacağı; TBK'nın 476. Maddesi uyarınca; ''eserin ayıplı olması yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın iş sahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple iş sahibine yüklenebilecek olursa iş sahibi eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz.'' hükmü göz önünde bulundurularak davacının iş bu davasında haklı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davalı tarafından ayıp ihbarı ve muayene külfeti konusunun ilk bilirkişi raporunda bahsi geçtiği için sonraki aşamalarda dile getirildiğini; savunmanın genişletilmesi yasağı gereği itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını; müvekkilinin gerekli olan incelemeyi yapmak için ürünleri teslim almadan doğrudan Konya'daki müşterisine sevk ettiğini; açık ayıptan ötürü işsahibinin imalatları muayene etme imkanı olmadan, doğrudan doğruya Konya'daki dava dışı müşterisine göndermesi ve ancak onun bu ayıplı malları kabulden kaçınması ve iade etmesi nedeni ile ayıptan haberi olduğunu; malzemelerde yapılan bilirkişi incelemeleri sonucunda, davalı yüklenici tarafından sipariş edilen teknik ölçülere uygun yapılmadığının tespit edilerek davacının, davalı taraftan yapılan hatalı iş nedeni ile net 12.436,10 TL alacaklı olduğunun belirlendiğini belirterek kararı...