İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, 23/07/2013 tarihinde davalı ile sözleşme imzaladıkları, bu kapsamda davalının kendilerine 115 ton rafine fındık yağını sözleşmede belirlenen birim fiyatlar üzerinden satmayı ve kendilerinin de bu koşullar ile almayı kabul ve taahhüt ettikleri, bu kapsamda belirlenen birim fiyatlar üzerinden belli bir miktar yağı satın aldıkları, ancak davalının bakiye malı taahhüt ettiği birim fiyattan satıp teslimat yapmadığı, gerekçe olarak hammadde kalmadığını ileri sürdüğü, daha sonra kalan parti malları sözleşmede belirlenen miktardan daha yüksek bir rakamla satılacağını bildirdiği, bu durumun kendilerini mağdur ettiği ve davalının sözleşmeye aykırı davrandığı, davalının bu eylemi nedeniyle...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/638 Esas KARAR NO : 2021/122 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/10/2018 NUMARASI : 2014/1053 Esas 2018/929Karar DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 04/02/2021 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, 23/07/2013 tarihinde davalı ile sözleşme imzaladıkları, bu kapsamda davalının kendilerine 115 ton rafine fındık yağını sözleşmede belirlenen birim fiyatlar üzerinden satmayı ve kendilerinin de bu koşullar ile almayı kabul ve taahhüt ettikleri, bu kapsamda belirlenen birim fiyatlar üzerinden belli bir miktar yağı satın aldıkları, ancak davalının bakiye malı taahhüt ettiği birim fiyattan satıp teslimat yapmadığı, gerekçe olarak hammadde kalmadığını ileri sürdüğü, daha sonra kalan parti malları sözleşmede belirlenen miktardan daha yüksek bir rakamla satılacağını bildirdiği, bu durumun kendilerini mağdur ettiği ve davalının sözleşmeye aykırı davrandığı, davalının bu eylemi nedeniyle başka firmalardan yağ temini yoluna gittikleri ve bu nedenle zarara uğradıkları, yaptıkları ikame alım yönünden başka firmaya ödedikleri bedel ile davalının teslim temerrüdüne düştüğü bakiye miktardan mahsubu yapılarak tespit edilecek bedelin zarar olarak tazmini, bu bağlamda şimdilik 10.000,00-TL lik zararın davalıdan tahsile karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, öncelikle davacının dayandığı 23/07/2013 tarihli sözleşme varlığının kabul edildiği ve bu sözleşmede yetkili mahkemenin ihtilaf halinde İstanbul ya da Afyonkarahisar mahkemeleri olacağının düzenlendiği, HMK'nun 17.maddesinin bu doğrultuda tacir olan tarafların doğmuş ya da doğabilecek uyuşmazlık halinde sözleşmede bir ya da birden fazla mahkemeyi yetkili kılmaları halinde, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşme ile belirlenen bu mahkemelerde açılacağını düzenlediği, tarafların da tacir olmaları sebebiyle bu sözleşmede belirlenen mahkemelerden İstanbul mahkemelerinde davanın görülmesini talep ettikleri anlaşılmıştır. Ayrıca davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının HMK'nun 107.maddesine uygun olmadığı, esas yönünden de sözleşme uyarınca mutabakat yapıldığı, ancak özel şartlarda düzenlenen hükümler çerçevesinde acil sevkiyat planlarının bildirilmemesi sonucu kendilerinin de davacı ile çalışmalarının mümkün olmadığı ve siparişlerin bu mevcut şartlarla yerine getirilemeyeceğinin bildirildiği, kendi borcunu ifa etmiş olmayan davacının satıcının temerrüde düştüğünü ileri süremeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 23/10/2018 tarih ve 2014/1053 Esas - 2018/929 Karar sayılı kararında...