6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA: Davacı vekili, 13/05/2016 tarihli dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalı kooperatifin 16/04/2016 tarihinde yapmış olduğu genel kurulunda, yönetim kurulu ve denetim kurulunun ibrasına ilişkin kararların kanuna aykırı olarak alındığını, davalı tasfiye halinde kooperatifin 16/04/2016 tarihli genel kurulunda ortaklara bilanço ve hesapların dağıtılmadığını, denetçi dışında muhasebecinin okuması ile yetinilerek ibra oylamasına sunulduğunu, müvekkilinin bu duruma itiraz ettiğini, itirazını bildirdiğini, müvekkilinin elinde sadece çağrı kağıdı bulunduğunu, genel kurul kararlarının ticaret sicil gazetesinde yayınlanmadığını, yönetim kurulunun görevini yerine getirmediğini, 16/04/2016 tarihli genel kurul toplantısına denetçinin fiilen katılmadığını, yapılan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/688 Esas KARAR NO : 2020/2137 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/07/2017 NUMARASI : 2016/662 Esas, 2017/871 Karar DAVA: GENEL KURUL KARARININ İPTALİ KARAR TARİHİ: 10/12/2020 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA: Davacı vekili, 13/05/2016 tarihli dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalı kooperatifin 16/04/2016 tarihinde yapmış olduğu genel kurulunda, yönetim kurulu ve denetim kurulunun ibrasına ilişkin kararların kanuna aykırı olarak alındığını, davalı tasfiye halinde kooperatifin 16/04/2016 tarihli genel kurulunda ortaklara bilanço ve hesapların dağıtılmadığını, denetçi dışında muhasebecinin okuması ile yetinilerek ibra oylamasına sunulduğunu, müvekkilinin bu duruma itiraz ettiğini, itirazını bildirdiğini, müvekkilinin elinde sadece çağrı kağıdı bulunduğunu, genel kurul kararlarının ticaret sicil gazetesinde yayınlanmadığını, yönetim kurulunun görevini yerine getirmediğini, 16/04/2016 tarihli genel kurul toplantısına denetçinin fiilen katılmadığını, yapılan telefon görüşmesinde ben sonra imzalarım diyerek fiili olarak bulunmadığını, genel kurul tutanağına sonradan imza atmak suretiyle usulsüz işlem gerçekleştirdiğini, genel kurul kararlarının 1163 sayılı kanun hükümlerine aykırı olduğu gibi hukukun genel ilkelerine, hakkaniyet ve dürüstlük kurallarına da uyarlı olmadığını iddia ederek kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olarak alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, davacının daha önceden kooperatif üyesi sıfatıyla muhtelif davalar açtığını, bu davaların bir kısmında davacının yapılan genel kurulların iptalini talep ettiğini, tüm davaların davacı aleyhine sonuçlandığını, bir kısmının Yargıtay onamasından geçerek kesinleşmiş bulunduğunu, davacının kooperatife karşı sürekli olarak davalar açarak kooperatifin tasfiyesini geciktirmeyi hedeflediğini, zira kendisinin kooperatife borcu bulunduğunu, bu borcu ödemediği için tapusunu alamadığını, bu nedenle kooperatifi zora sokmak amacıyla hareket ettiğini, davacının yönetim kurulu ve denetim kurulunun ibrasının iptalini talep ettiğini, ancak şekil eksiklikleri dışında, yolsuzluk, usulsüzlük yapıldığına dair bir iddiasının bulunmadığını, ibra işlemleri esnasında usulsüzlük yapıldığına dair iddialarına gelince ise, kooperatifin yaklaşık otuz sekiz üyeye sahip küçük bir kooperatif olduğunu, genel kurulda üyelerin büyük çoğunlukla katıldıklarını, üyelerin istedikleri tüm kayıtlara ulaşarak incelediklerini, toplantı öncesinde tüm üyelerin her türlü kayıt ve belgeye ulaşma imkanına sahip olduklarını, davacının genel kurul esnasında hesap hareketini sorgulamadığını veya soru sormuş ise alamadığı cevap olmadığını, yalnızca ibra oylaması yapılırken kendisinin ibra etmediğini beyan ettiğini, bu durumun...