DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 27/05/2021 KARAR YZM TARİHİ : 28/05/2021 İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26/06/2018 tarih ve 2017/780 Esas, 2018/603 Karar sayılı karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmış olmakla, raportör hakim tarafından okunan rapor dinlendi, dosyada bilgi ve belgeler değerlendirilerek gereği düşünüldü: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dışı ....'den 16/02/2006 tarihinde temlik aldığı alacağa göre dava dışı ... ile ... arasında GKS düzenlendiğini, davalıların bu sözleşmenin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine 12/11/1997 tarihinde hesabın kat edilerek, alacağın temlik alınmasından sonra İzmir 24.İcra Müd.'nün 2013/7394 sayılı dosyası ile 26/06/2013 tarihinde ilamsız takip başlatıldığını, takibin itiraz üzerine durduğunu belirterek takibin...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/2199 KARAR NO : 2021/809 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/06/2018 NUMARASI : 2017/780 Esas, 2018/603 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 27/05/2021 KARAR YZM TARİHİ : 28/05/2021 İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26/06/2018 tarih ve 2017/780 Esas, 2018/603 Karar sayılı karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmış olmakla, raportör hakim tarafından okunan rapor dinlendi, dosyada bilgi ve belgeler değerlendirilerek gereği düşünüldü: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dışı ....'den 16/02/2006 tarihinde temlik aldığı alacağa göre dava dışı ... ile ... arasında GKS düzenlendiğini, davalıların bu sözleşmenin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine 12/11/1997 tarihinde hesabın kat edilerek, alacağın temlik alınmasından sonra İzmir 24.İcra Müd.'nün 2013/7394 sayılı dosyası ile 26/06/2013 tarihinde ilamsız takip başlatıldığını, takibin itiraz üzerine durduğunu belirterek takibin devamına itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, takip ve dava konusu alacağın zaman aşımına uğradığını, davanın usulden reddi gerektiğini, aksi durumda ise asıl alacağı kabul ettiklerini, faizin usul ve yasaya aykırı, fahiş hesaplandığını, bu durumda davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, 24/06/2015 tarihli celsede; "5411 sayılı 141.maddesi gereğince alacağın 20 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu ve süresi dolmadığından, davalıların zaman aşımı defi ve itirazının reddine karar vermiş, yapılan yargılama sonunda ise davalıların 4.938,14 TL'lik asıl alacağı kabul ettiklerinden ana para üzerinden yapılan hesaplamaya göre 64.311,74 TL işlemiş faiz ile birlikte toplam 69.249,88 TL üzerinden takibin devamına ve icra inkar tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı, davalılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır. Davalılar vekili; alacağın zaman aşımına uğradığını, davanın reddi gerektiği halde kısmen kabulünün yerinde olmadığını, istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. Davacı vekili; mahkemenin davanın kabulü yönünde 29/11/2016 tarihinde 2015/153 Esas-2016/1127 Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne dair verdiği kararın sadece davacı tarafça istinaf edildiğini, bu durumda davalılar aleyhine kazanılmış hak olduğunu ve davalı tarafın istinaf isteminin reddi gerektiğini, istinaf dilekçesine cevabı ile belirtmiştir. Dava, GKS'nin müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Her ne kadar takibin dayanağı kredi sö...