DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/07/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine çeke dayalı takip başlattığını, takibe konu çekin çalıntı olduğunu, çekteki imzanın da müvekkiline ait olmadığını, takibe konu çekin bulunduğu 10 yapraklı çek karnesinin çalındığını, müvekkilinin bankaya bildirimde bulunduğunu, ayrıca konuyla ilgili hazırlık soruşturmasının da devam ettiğini, davalının ise çeki ciro yoluyla ele geçirerek müvekkili aleyhine takip başlattığını, takip sırasında müvekkilinin emekli maaşlarına haciz konularak toplam 4.968,00 TL haksız tahsilat yapıldığını belirterek müvekkilinin bakiye dosya borcu olan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2018/3447 Esas KARAR NO: 2021/1373 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/06/2018 NUMARASI: 2015/499 2018/527 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/07/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine çeke dayalı takip başlattığını, takibe konu çekin çalıntı olduğunu, çekteki imzanın da müvekkiline ait olmadığını, takibe konu çekin bulunduğu 10 yapraklı çek karnesinin çalındığını, müvekkilinin bankaya bildirimde bulunduğunu, ayrıca konuyla ilgili hazırlık soruşturmasının da devam ettiğini, davalının ise çeki ciro yoluyla ele geçirerek müvekkili aleyhine takip başlattığını, takip sırasında müvekkilinin emekli maaşlarına haciz konularak toplam 4.968,00 TL haksız tahsilat yapıldığını belirterek müvekkilinin bakiye dosya borcu olan 9.004,36 TL yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, haksız yere tahsil edilen 4.968,00 TL'nin ise tahsil tarihlerinden itibaren işlemiş avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına ve %40 oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, başlattıkları takibin kesinleştiğini, davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının ödeme emrine hiçbir şekilde itiraz etmediğini, aralıksız 11 yıl boyunca çeklerin çalıntı olduğundan bahsetmeksizin ödemelere devam edildiğini, 11 yıl sonra böyle bir iddiada bulunulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, istirdat yönünden bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve adli tıp kurumu raporuna göre; dava konusu çekteki imza yönünden adli tıp kurumundan rapor alındığı, buna göre çekteki imza ile davacının mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği şeklinde görüş belirtildiği, dava konusu borca ilişkin icra takibinin devam etmesi nedeniyle zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının takip konusu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip sırasında ödenen 4.968,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekili, istinaf sebebi olarak; icra dosyasında en son 14/04/2011 tarihinde tahsilat yapıldığını, dolayısıyla dava tarihi itibariyle derdest bir takip dahi bulunmadığı, kaldı ki İstanbul 24.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 26/06/2015 tarihli kararıyla icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, davacının maaşından yaklaşık 5 yıl süre ile tahsilat yapılmasına karşın bu ödemelerden haberdar olmadığının düşünülemeyeceğini, bu durumun...